|
|
Adam, kaldırımın kenarında yatan kadını tekmeliyor, saçlarından
sürüklemeye çalışıyordu. Yüzü gözü kan içindeydi kadının.Yoksul
giyimliydi adam, yırtık lastik ayakkabısı ayağından çıkmıştı kadının.
Beş yaşlarında bir kız çocuğu duvara yaslanmış onları izliyor,ağlayarak
annesine vurmamasını istiyordu.Elinde yarım bir simit vardı.
Öfkesi dinmiyordu adamın.Birkaç adım uzaklaşıyor,sonra yeniden dönüp
tekmeliyordu kadını “Bu karayı kaderime bulaştırmayacaktın.” diye
tekrarlıyordu:”Bir karayı kader yaptın bana.” Kadın sadece inliyordu.O
kadar narindi ki,bu tekmelere daha fazla dayanamazdı.
Birkaç kişi koşuştu, üç-beş adım ötede durup yapma etme dediler. Biri
polis,öteki ambulans çağırmayı önerdi.Yaşlı bir kadın adama lanetler
yağdırdı ve nihayet yoldan geçen bir polis durduruldu.
Kadının yerden kalkışını acı içinde izledi adam. Mavi gözleri
kanlanmıştı,dudakları titriyordu. Görmeseniz,az önce tekmeleyenin o
olduğuna inanamazdınız.Yere çömeldi,gözleri kadındaydı. Alnında büyük
bir şişlik vardı.Herhalde kadın yapmış olamazdı.
Polis,kadının kalkmasına yardım etmek istedi; kadın uzatılan eli
itekledi.Zorlukla ayakkabısını giydi,kızının elinden tutup,adım atmaya
çalıştı.Polise kocasından şikayetçi olmadığını mırıldandı.
Olayı izleyen yaşlı kadın dayanamayıp haykırdı:”Kızım şikayetçi olsana,
bu herif yine döver seni.Bırak da karakolda onu gebertsinler,bakalım
bir daha yapacak mı ….!”
Olayı izleyenler de aynı fikirdeydi,polisten adamı tutuklamasını istediler.
Oysa polis karışmadı; adam önde, kadın ve çocuk arkada,başları eğik yürüyüp gittiler.
Polis kalabalığa döndü:”Komşum olurlar.”dedi.”Adam bir kez hırsızlık
yapmış,karısı gidip şikayet etmiş.O gün bugündür çevrede en ufak
hırsızlık olsa adamcağızı karakola çekiyorlar.Oysa artık çalmıyor
ki…Yine karakoldan dönüyorlardır… ” |
|