Yorumla.org

  Ana Sayfa
  Astroloji
  Aşk & Sevgi
  Atasözleri
  Atatürk
  Belirli Günler
  Bilim ve Teknoloji
  Biyografiler
  Borsa
  Dekorasyon
  Diziler
  Eğitim ve Öğretim
  Elektronik
  Enteresan Olaylar
  Fotoğrafçılık
  Genel Kültür
  Güzel Sözler
  Hayata Dair
  Hayvanlar Alemi
  Her Telden
  İsim Sözlüğü
  Kadınca
  Kampanyalar
  Messenger
  Mizah
  Motorlu Araçlar
  Müzik
  Oyun Hileleri
  Pratik Yemekler
  Sağlık
  Sinema
  Turizm
  Webmaster
  Yemek Tarifleri

eXTReMe Tracker

Site içi Arama


  Konu : Şiir Nedir ? | Hit: 509

Şiir ve Şiir Türleri:

Edebî eserler içinde en fazla yazılan ve okunan türlerdendir. Neredeyse hemen her şairin kendine göre bir şiir anlayışı olduğu için herkesin kabul edebileceği bir şiir tanımı yapmak zordur. Şairlerin bir kısmı şiiri felsefî boyutuyla değerlendirirken, bazıları şiirde anlam aramanın gereksizliği üzerinde durur, bazıları şiiri amaca ulaşmak için bir araç olarak görür. Şiiri, insanda güzel duygular uyandıran, onu bir ruh hâlinden başka bir rûh haline götüren; ölçülü, kafiyeli (veya serbest) sanatlı sözler olarak tanımlamak mümkündür. Ölçülü, kafiyeli fakat edep sınırları aşan anlatımları şiir tanımına dahil etmek yanlış olur.

 

Hakkında güzel sözler söylenebilecek hemen her olay, her eşya, her düşünce, duygu ve hayâl ... şiire konu olabilir. Bu bakımdan şiirin konusunu sınırlamak zordur. Şiirler genellikle biçim özellikleri ve konularına göre (gazel, kaside, mesnevi, rubai, şarkı, türkü, koşma –güzelleme, koçaklama, taşlama, ağıt-, mani, ninni, destan vb. gibi) farklı isimlerle adlandırılırlar. Şiirin klâsik anlayışla konularına göre beşe ayrılması gelenek hâlini almıştır:

 

1. lirik şiir: Toplumun hemen her kesimini ilgilendiren sevinç veya acı gibi ortak duyguların veya aşk, ayrılık, özlem gibi bireysel duyguların coşkulu bir tarzda işlendiği şiirlere lirik şiir denir. Eski Yunan edebiyatında bu tarz şiirler lir denen bir sazla söylendiği için böyle adlandırılmıştır. Bizim edebiyatımızda halk âşıklarının (veya halk şairlerinin) söylediği şiirlerin çoğu liriktir.

 

2. Kahramanlık şiirleri : Bir milletin hayatında önemli izler bırakan (büyük göçler, savaşlar, doğal afetler vb. gibi) olaylarla, yiğitlik, kahramanlık, mertlik, yurt sevgisi gibi konuların destan havası içinde işlendiği şiirlere kahramanlık şiirleri (epik şiir) denir.

 

3. Öğretici şiirler: bilim, sanat, felsefe, din, ahlâk gibi alanların kurallarını, temel ilkeleri öğretmek ve öğüt vermek amacıyla yazılan şiirlere öğretici şiir (didaktik şiir) denir.

 

4. dramatik şiir: Heyecan veya üzüntü veren konuların tiyatro (dram, trajedi, komedi) tarzında işlendiği şiirlere dramatik şiir denir.

 

5. pastoral şiir: tabiat güzelliklerini, çoban ve kır hayatını işleyen şiirlere pastoral şiir denir. Bunlar içinde doğrudan doğruya kır hayatının güzelliğini işleyen kısa şiirler idil; birkaç çobanın kır hayatı, aşk vb. konular üzerinde karşılıklı konuşmaları tarzında yazılanlara eglog denir. (eglog, türk edebiyatında hemen hemen hiç kullanılmamıştır.)

 

+ + + + + + + + + + + + + + + + + + + + +

 

Şiir üzerine Derya Çolpan'ın bir yazısı :

 

Şiir, neredeyse dilin doğuşuyla beraber ortaya çıkan bir yazın türüdür. Şiiri tanımlamak için binlerce ifade kullanılmışsa da doğru ve değişmeyecek bir tanıma ulaşmak olanaksız gibi görünmektedir. Ancak, kendine ait bir dil ya da söylem kullanması, müzik ve sesle yakın ilişki içinde bulunması ve estetik bir etkileme gücünün olması herkes tarafından kabul edilebilecek özelliklerdir.

 

Şiirin ortaya çıkışı, insanın sesini bulması ve özellikle konuşarak iletişim kurmasını sağlayan bir dil geliştirmesi ile yaşıttır. İnsan günlük konuşma dilinin yanı sıra özellikle değiştirebileceği ya da yansıtabileceğini düşündüğü doğayı etkilemek için bir büyü dili oluşturmuştu. Bu dilin ritmik özellikleri şiir dilinin öncülü olarak algılanabilir. platon da şiiri tanımlarken “büyülü söz” ifadesini kullanmıştır.

 

Çağlar boyunca türküler şiirsel metinler olarak sözlü yazın örnekleri olarak yaşamışlardır. Her kültürün günlük dil kadar sık kullandığı türkülerin sosyolojik boyutu yazınsal boyutundan daha önde görülmüştür. İşlerini yaparken türkü söyleyen insanlar bireysel ya da grupsal gereksinimlerinden dolayı farklı türlerde şiir geliştirmişlerdir. Bu gereksinim sonucu ortaya çıkan türler Yunan kültürü etkisi altında gelişmiştir. Bu bağlamda ilk gelişen türler lirik, epik ve dramatik şiirdir. Bunların dışında pastoral, didaktik ve satirik diye adlandırılan türler de şiirde iç farklılaşmanın diğer örnekleridir.

 

Topluma ortak bir duyarlık ve bazen vicdan oluşturmak, insan-doğa ilişkisini düzene koymak, sıradan insanın gözlemleyebildiği halde ifade edemediği olayları ve olguları güzel ve farklı bir dil kullanarak gündeme getirmek ve böylece toplumun sözü olmak gibi işlevleri vardır şiirin. Şiirin işlevi yazıldığı ya da söylendiği döneme bağlı olarak farklılık göstermiştir. Topluma kazandırılmak istenen değerlerin sözcülüğünü yapmış, yenilikleri tanıtmaya çalışmış, demokrasi ve özgürlük kavramlarının kalıcı olmasında önemli pay sahibi olmuştur.

 

Şiir üzerine sözler:

* İçinizde olmayan şiiri hiçbir yerde bulamazsınız. (Shelley)

* Şairin kullandığı sözcüklerde insanlar için çeşitli anlamlar vardır; herkes beğendiğini seçer. (Tagore)

* Şiirin ilkesi, insanın üstün bir güzelliği özlemesidir. Bu ilke bir coşkunlukla, bir ruh taşkınlığında kendini gösterir. Bu coşkunluk, aklın yoğurduğu gerçeğin dışındadır. (Baudelaire)

* Şiir sanatı, eksiklikleri güzelliklere çeviren bir simya bilimidir. (aragon)

* Ne masayı anlatacağım diye masa sözcüğünü kullanacaksınız, ne kuşu anlatacağım diye kuş sözcüğünü; ne de aşkı anlatacağım diye aşk sözcüğünü. (Cocteau)

* Şiir olmayan yerde insan sevgisi de olmaz. İnsanı insana ancak şiir sevdirir. Şiir, insanı insana yaklaştıran şeydir. (Sait Faik)

* Şiirin konuları hiç eksik olmayacaktır; çünkü dünya o kadar büyük, o kadar zengin, yaşam o kadar değişik manzaralı ki… Hiçbir gerçek konu yoktur ki şair onu gereği gibi işlemesini bildiği andan itibaren şiirden yoksun olsun. (goethe)

* Gerçek şiirin, asıl sanat eserinin kendi varlığından başka bir amacı yoktur. Kendisinde başlar, kendisinde biter. Bütün soyluluğu da buradan gelir. (Valéry)

 

Derya Çolpan

 


  Yorum yazılmamış.
Yorum Yazılmamış... Sponsor Bağlantılar

Bu Sayfayı Yazdır
Yorum Yapmak istermisiniz ?
Yorumlar Editörler Tarafından Okunduktan Sonra Sitede Yer Alıcaktır.
İsminiz &  Nickiniz:     

Mesajınız     :

 
Güvenlik Kodu :

 
 + En Çok Okunanlar    + Yeni Eklenenler    + Rastgele
En çok indirlen mp3ler Logo Nedir ? (25200)
Yeni Nickler (22158)
Müze Nedir ? (17955)
Danette 2'lim Ödüllü Oyun (17834)
Mimar Sinanın Eserleri (16240)
Sivas kangalı (16160)
Amblem Nedir ? (10518)
Teknolojinin Zararları (9503)
81000377 ve 81000378 Hata Kodu Çözümü (9289)
En Buyuk Kaplan (9014)
Resimlerle Atatürk'ün Hayatı (7957)
 
En Son Eklenenler Dünyadaki 100 Entellektüel Arasında 2 Türk
Bu Ağacın Meyvesi Çok İlginç
Acı sosun böylesi
Okul Denince...
ÖSS Sorusu
Bilgisayar Bağımlılık Anketi
Tabu Geyikleri
Yabancıların Türklere Soruları
Sarışın Esprileri
Komik Futbol dialogları
Wordpress Tema Siteleri
 
Rastgele Savaş Kadınları
Dünyada Okul Öncesi Eğitim
Salonda Yaratıcı Olmalı
Arkadaşlık Sözleri
Phillip Toledano Fotoğrafları
Sağlıklı beslenmenin altın kuralları
Hamsi Tava
Chaos Control
K Harfiyle Başlayan Türk Atasözleri
Bayram mendili geleneği unutuldu
Ölüme çalım atmak
 

  Copyright  ©2005 - 2006 Yorumla.Org