|
|
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ İÇİN
Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker! Gökten ecdat inerek öpse o pâk alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhîdi... Bedir’in aslanları ancak bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? "Gömelim gel seni tarihe," desem, sığmazsın. Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitap... Seni ancak ebediyetler eder istiap. "Bu taşındır," diyerek Kâbe'yi diksem başına; Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da ridâ nâmiyle, Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmiyle; Ebr-i nisanı açık türbene çatsam da tavan, Yedi kandilli Süreyya'yı uzatsam oradan; Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına, Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına, Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem Gündüzün fecr ile âvizeni lebrîz etsem; Tüllenen mağribi akşamları sarsam yarana, Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana... (Mehmet Âkif Ersoy) |
|