Yorumla.org

  Ana Sayfa
  Astroloji
  Aşk & Sevgi
  Atasözleri
  Atatürk
  Belirli Günler
  Bilim ve Teknoloji
  Biyografiler
  Borsa
  Dekorasyon
  Diziler
  Eğitim ve Öğretim
  Elektronik
  Enteresan Olaylar
  Fotoğrafçılık
  Genel Kültür
  Güzel Sözler
  Hayata Dair
  Hayvanlar Alemi
  Her Telden
  İsim Sözlüğü
  Kadınca
  Kampanyalar
  Messenger
  Mizah
  Motorlu Araçlar
  Müzik
  Oyun Hileleri
  Pratik Yemekler
  Sağlık
  Sinema
  Turizm
  Webmaster
  Yemek Tarifleri

eXTReMe Tracker

Site içi Arama


  Konu : SAKARYA SAVAŞI | Hit: 128

İnönü'de ikinci kez yenilen Yunanlılar, ordularını güçlendirmek amacıyla kuvvetlerini artırmışlardı. Türk Ordusu ise henüz hazırlıklarını tamamlayamamış, yurdun bütün kaynaklarından faydalanma imkanını bulamamıştı. Ancak II. İnönü Savaşından sonra, Güney Cephesi kaldırılmış, Güney ve Batı cepheleri birleştirilmişti. Böylece Batı Cephesinde daha fazla kuvvet toplamak imkanı sağlanmıştı. Yunanlılar, 10 Temmuz 1921'de iki ayrı cepheden taarruza geçerek Türk Ordusunu yok etmek istediler. Desteklenmiş kuvvetleriyle güçlü bir şekilde ilerlemeyi başardılar. Türk Ordusu, zor durumdan kendisini kurtarmak amacıyla Eskişehir'e kadar çekildi. Mustafa Kemal Paşa, 18 Temmuz 1921'de Batı Cephesi karargahına geldi ve durumu yakından görüp inceledi. Ordunun düzenlenip kuvvetlendirilmesi için, Sakarya'nın doğusuna kadar çekilmesini gerekli gördü. Bunun üzerine, Türk Ordusu, 25 Temmuz 1921'de taktik savunma yapmak amacıyla Sakarya'nın doğusuna çekildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi orduları Sakarya'nın doğusuna çekilmekle askeri bakımdan büyük bir avantaj elde etti. Türk kuvvetleri için zor olsa da, Yunanlılar için daha zor olan bir durum oluşturuldu. Böylece, Türk kuvvetleri düşmanın gelişen taarruzlarının tehdidinden kurtarılmış, Sakarya'nın doğusunda yeniden düzenlenerek savunma gücü artırılmıştı. Yunanlılar ise mevzilerini genişletmişler, ulaştırma şartları zor bir arazide ilerlemek ve ikmal yapmak zorunda kalmışlardı. Sakarya gerisine çekilme, halkın maneviyatı üzerinde ciddi bir sarsıntı oluşturmuştu ve Meclis'te de bunun belirtileri ortaya çıkmıştı. Mustafa Kemal Paşa'nın muhalifleri; "Ordu nereye gidiyor, millet nereye götürülüyor? Bu hareketin elbette bir sorumlusu vardır, o nerededir? Bu çok acı veren durumun ve yürekler acısı görünümün gerçek sorumlusunu ordunun başında görmek isterdik" diyerek Mustafa Kemal Paşaya dil uzatmaya başladılar. Büyük Millet Meclisi'nde ve dışarıda son çare ve son tedbir olarak Mustafa Kemal Paşa'nın ordunun başına geçmesinde fayda umulduğu yolunda bir kanaat oluştu. Bunun üzerine Mustafa Kemal Paşa, 4 Ağustos 1921'de Büyük Millet Meclisi'ne verdiği bir önerge ile Başkumandanlığı kabul ettiğini bildirdi ve ancak Meclis'in elindeki yetkileri de fiilen kullanmayı talep etti. Bu önerge üzerine Mustafa Kemal Paşa'nın muhalifleri, kendisine Başkomutan ünvanını ve Meclis'in yetkilerini kullanmak hakkını önce vermek istemediler. Ancak ünvan ve yetki, 5 Ağustos 1921 tarihli kanunla tanındı. Mustafa Kemal Paşa, 12 Ağustos 1921'de Polatlı'daki Cephe Karargahına giderek ordunun başına geçti. Cephede teftiş yaparken, attan düşerek birkaç kaburga kemiği kırıldı. Savaşı cephede yaralı ve kaburga kemiği sarılı bir şekilde idare etmek zorunda kaldı. 23 Ağustos'ta düşman ordusu ciddi olarak cephemize taarruz etti. Ordumuz. 100 kilometrelik cephe üzerinde cereyan eden meydan muharebesinde, düşmanın üstün kuvvetlerini ilk önce yıpratarak, taarruza devam etmekten yoksun bir hale getirdi. 23 Ağustos'tan 13 Eylül'e kadar gece gündüz aralıksız yirmi iki gün devam eden bu kanlı savaştan sonra, düşman ordusu mağlup ve perişan bir şekilde cepheyi terketti. Sakarya Meydan Savaşı sonucu, askeri harekat yön değiştirmiştir. Sakarya, geri çekilme ve gerilemenin durdurulduğu ileri gidişin başladığı noktayı oluşturmuştur. Sakarya Zaferi, bütün memlekette günlerce süren coşkun sevinç gösterilerine ve heyecanlı kutlamalara vesile oldu. Meclis, 19 Eylül 1921'de kabul edilen bir kanunla, Türk Milletinin bir şükranı olarak Mustafa Kemal Paşa'ya Mareşallık rütbesi ve Gazilik ünvanını verdi. Sakarya Zaferi, dış ilişkilerimizde durumumuzun düzeltilmesine ve itibarımızın artmasına yardımcı oldu. 9 Haziran 1921'den beri Ankara'da Fransız temsilcisi Franklin Bouillon'la görüşmeler yapılmaktaydı. Bu görüşmeler, Sakarya zaferinden sonra, 20 Ekim 1921'de Ankara'da olumlu bir şekilde sonuçlanarak, Ankara İtilafnamesi adıyla tarihe geçen bir antlaşmayla noktalandı. Sakarya zaferi, askerlik ve politika bakımından da Kurtuluş Mücadelemizin önemli bir merhalesi oldu. Yunan ordusunun taarruz kabiliyeti kırıldı.

  Yorum yazılmamış.
Yorum Yazılmamış... Sponsor Bağlantılar

Bu Sayfayı Yazdır
Yorum Yapmak istermisiniz ?
Yorumlar Editörler Tarafından Okunduktan Sonra Sitede Yer Alıcaktır.
İsminiz &  Nickiniz:     

Mesajınız     :

 
Güvenlik Kodu :

 
 + En Çok Okunanlar    + Yeni Eklenenler    + Rastgele
En çok indirlen mp3ler Logo Nedir ? (24485)
Yeni Nickler (22096)
Danette 2'lim Ödüllü Oyun (17805)
Müze Nedir ? (16927)
Mimar Sinanın Eserleri (16011)
Sivas kangalı (15401)
Amblem Nedir ? (10321)
Teknolojinin Zararları (9492)
81000377 ve 81000378 Hata Kodu Çözümü (9282)
En Buyuk Kaplan (8675)
Resimlerle Atatürk'ün Hayatı (7828)
 
En Son Eklenenler Dünyadaki 100 Entellektüel Arasında 2 Türk
Bu Ağacın Meyvesi Çok İlginç
Acı sosun böylesi
Okul Denince...
ÖSS Sorusu
Bilgisayar Bağımlılık Anketi
Tabu Geyikleri
Yabancıların Türklere Soruları
Sarışın Esprileri
Komik Futbol dialogları
Wordpress Tema Siteleri
 
Rastgele Fırında Sarmısaklı Domates
geleceğini biliyordum
Evinize sihirli dokunuşlar
Addison hastalığı
Balon
Semazenlerin Başı Neden Dönmez ?
Çok Yüksek Gerilimde Kullanılan Direkler
İskandinav atasözleri
Citroën C3
Atatürk hakkında söylenenler
Yunus Balığı'nın Doğum Anı
 

  Copyright  ©2005 - 2006 Yorumla.Org