işten eve gidiyorduk abim radyoyu açtı haberlerde yine bir kuş giribi kurbanı daha haberler bunu derken bizim ilgili makamlar hala kuş giribi yok zatüre diye açıklamalar yapıyor kendince.
eve gelince televiziyonda da aynı haber kuş giribi kurbanı fatma koçyiğit. ilk defa gürmüştüm fatmayı okadar mahsum okadar çaresiz oda biliyordu kütü birşeyler olyor etrafındakilere bakınıp duruyordu doktorlar hemşireler fatmanın babasını ikna etmeye çalışıyorlardı ama baba kızını hastaneye gütürmek istemiyordu çünkü parası yoktu daha öncede eşini gütürmüştü doktora ama parası yok diye bakmamışlardı
o yüzden isyan ediyordu haklı olarak tedavisini karşılayacak parası yoktu toktorlar ikna eti babayı biz karşılayacağız masraflarını gazeticilerden biri fatmaya soruyor tedavi olmak istermisin o güzelim güzleriyle çekinerek evet dedi.
tabikide yaşamak ister çünkü o daha onbeşinde daha hiç birşey yaşamamış. olay büyle gelişirken bizim medya kızın ölümünden babayı sorumlu tutuyordu el insaf bir baba kızının ölmesini ister zavalı baba hastane çilesini çekmişti ama medya babanın bu söylediklerine kulaklarını tıkarcasına sadece har zaman yaptıkları gibi duymak istediklerini yazıp söylüyorlardı.
ya nasıl olur insanlar bu kadar acımasız olur haber yapmak uğruna insanların piskolijisini düşünmeden infaz yaparsınız tabi yine bir filim çevriliyor ya başrol oyuncuları kahraman yapacaklar yada katil bu filimde suçsuz birini suçlu yaptılar. aslında medyanın kendiside biliyordu suçlu kim ama onlar zoru seçmek yerine kolayına kaçtılar yani babayı malzeme yaptılar aslında hiç kimsenin hakı yok fatmanın babasını eleştirmeye.
kuş giribine yakalandıklarında bunun basit bir girip olduğunu zanetiler suç yetkili mercilerde insanları bilgilendirmeleri lazımdı. fatmanın babası pamuk şekeri satarak geçimini sağlıyordu kolaymı çocuk bakmak tabi nerden bileceksiniz ordaki yaşantıyı zorlukları peki ya siz hiç yedinizmi bayat ekmaği bütün sene yaz kış demeden ailesine bakmak için nasıl para kazandığını.
siz hiç elektiriksiz kaldınızmı yada karanlıkta yemek yedinizmi evet fatmanın babası bunları yaşıyor bunlar benim bildiklerim belki hayatlarında çok eksik vardı.
günde beş lirayla altı karın duyulurmu. işin en acısı sen onları binbir türlü zorluklarla büyüt ve birgün kuş giribi diye bir hastalık yüzünde üç çucuğun bir yıldız gibi kayıp gitsin. vede kızının ölümün den kendisi surumlu değilken kendisini surumlu tutması. acımasız hayat dedikleri bu olsa gerek |