Muğla’nın Serdaloz nahiyesi köylerinden birinde Veli adında bir
köylünün oğlu olan Turgutça, gençliğinde ziraatle meşgul olmayarak ok
atmak ve pehlivanlık etmek gibi spor hareketleriyle vakit geçirmiş ve
sonra Ege mıntakasında âdet olduğu üzere gönüllü olarak bir Türk korsan
(Levent) gemisine yazılmış ve orada iyice yetiştikten sonra kendi
hesabına bir levent gemisi donatarak ona reis olmuştur.
Turgut Reis Preveze deniz savaşında harbe iştirak eden gönüllü
gemileri (Türk levend gemileri) kumandanlığını yapmış ve harpten sonra
serbest vaziyette korsanlığa devam ederek Venedik, Ceneviz, İspanyol,
Napoli ve Sicilya denizcileriyle muvaffakiyetli surette çarpışmıştır.
Turgut Reis’in Esir Olması
Turgut Reis 1540′ta Korsika adasında gemilerini yağlarken
İspanyolların bir baskınına uğrayıp, kendisini toplamaya meydan
kalmadan Türklerin Oğlan Kaptan dedikleri Janetino Dorya’nın adamları
tarafından esir edilmiş ve bu kaptan tarafından hediye olarak amcası
meşhur Andrea Dorya’ya verilmiştir.
Bu suretle bir müddet gemilerde forsa (Esir kürekçi) hayatı yaşayan
Turgut, sonra Cenova’da hapsedilmişti; fakat 1543′te Barbaros
Fransızlara yardıma gelip Tufanda kışladığı sırada onun tehdidi ve üç
bin altın tazminat vermesi üzerine salıverilmişti.
Barbaros Hayrettin, “Benden yarardır” diye çok takdir ettiği
Turgut’a kendisine ait yedek kadırgasını vermek suretiyle onu tekrar
faaliyete sevketmişti.
Turgut’un Tekrar Faaliyeti
Turgut Reis, Cerbe adasını kendisine hareket üssü yaptı; bütün Türk
ve Arap korsanlarını etrafına topladı; yeni Tunus hükümdarı Mevlây
Ahmed veya Hamid ile bir anlaşma yaparak erzak ve cephane temin etti ve
buna mukabil Turgut da ganimet malından Tunus sultanına muayyen bir
miktar verecekti. Yirmi beş gemiye kumanda ediyordu.
Turgut, bu anlaşmadan sonra Tunus ile Trablus arasındaki bazı
yerleri zabtetti ve daha sonra da kendisi için emin bir mahal olan
Mehdiye şehrini işgal eyledi (956 H. 1544 M.)
Turgut ve Andrea Dorya
Kuzey Afrika’nın mamur şehirlerinden olan Mehdiye’nin Turgut Reis
tarafından zabtedilmesi güney Avrupa’da hayret uyandırdı ve hemen
Andrea Dorya kumandasıyla o taraflara mühim bir donanma sevkedildi;
İspanyol amirali evvela Turgut Reis’in eline geçen bazı kaleleri ve
uzun bir tazyikten sonra da Mehdiye’yi aldı; Turgut, buranın muhasarası
esnasında donanmayı buradan ayırmak için İtalya sahillerini vurup
Mehdiye’ye yardımcı kuvvet sokmak istemişse de muvaffak olamamıştı.
Cezayir ile alâkası dolayısıyla bu taraflarda cereyan eden hadiseleri
gözden uzak tutmayan Osmanlı hükümeti bu işe yabancı kalmadı; bundan
sonra T u r g u d’un hareket üssü olan Cerhe adası tazyik edildi ve o
da Ege denizi taraflarına gelip vaziyeti hükümete arz etti ve kendisi
Ağrıboz adasında gemileriyle emir bekledi.
Malta Adası’nın Birinci Muhasarası Ve Trablusgarp’ın Alınması
1551 senesinin ilkbaharında doksan kadırgadan mürekkep bir donanma
Ağrıboz adasındaki Turgut Reis donanmasıyla birleşti. Bunlar doğruca
Akdeniz’de Hıristiyan korsanlarının merkezi olan Malta adası üzerine
yürüdüler.
Osmanlı kaptan-ı deryası, Rüstem Paşa’nın biraderi Sinan Paşa idi;
Malta kuşatıldı ve bir müddet sonra Sinan Paşa ile Turgut Reis arasında
ihtilâf çıktı; Sinan Paşa askeri gemilere alarak ayrıldı; beraberce
Trablusgarp’a gelindi. Burası da Malta şövalyelerinin elinde idi.
Denizden ve karadan yapılan tazyik üzerine 958 H. 1551 M. senesi
Ağustosu’nun on dördünde Trablus alındı.
Turgut Reis’in Osmanlı Devleti Hizmetine Girmesi
Turgut Reis’in büyük bir denizci olduğu ve yanında da Akdeniz’in en
mahir denizcileri bulunduğu bu Malta ve Trablusgarp seferinde
görüldüğünden Sinan Paşa’nın tavsiyesiyle Turgut Reis ve arkadaşları
hizmete alınıp Turgut’a Karlıeli sancakbeyliği ve maiyetinde olan Gazi
Mustafa, Uluç Ali, Hasan Kelle, Mehmed Reis, Sancaktar Reis, Deli Cafer
ve Kara Kadı isimlerindeki reislere de yetmiş, seksen akçe ulufe ile
fener taşımak hakkı yani Türk donanmasında gemi kumandanlığı (kadırga
reisliği) etmek imtiyazı verilerek mirî gemilere reis tayin
edilmişlerdir. Turgut Reis, tayininden sonra sancak merkezi olan
Preveze’ye gitti. |