|
|
On dokuzuncu yüzyılda yaşamış Amerikan kızılderili lideri. Beyazlara
karşı mücadele veren kahraman ve son kızılderili olarak tanınmıştır.
Hayatı (1829-1909)
Geronimo (jur-ahn`’-moh) veya diğer adıyla Goyathlay olarak
adlandırılan bölgede , günümüzde Yeni Meksika1829 yılında doğmuştu. Şef
Mahko’nun torunu olan Geronimo, bir Bedonkohe Apache yerlisiydi.
Meksikalı askerler ona Geronimo, İspanyollar ise Jerome derlerdi. İsmi
bu nedenle, sonradan Geronimo olarak bilinecekti. Sonora-Arispe’deki
Apache yerlileri için, aslında o bir lider olarak görülüyordu.
Geronimo’nun savaş kariyeri bir Chiricahua (Apacheler arasında en çok
saygı duyulan apacheler) ve aynı zamanda şefi olan kayınbiraderiyle de
bağlantılıydı. Juh adındaki bu şefin, sözcüsü olarak beyazlarla ilişki
kurmuştu. Geronimo Amerikan hükümetine karşı savaşan son liderlerden
biriydi. Apacheler arasında ise son savaşçıydı. O sıralar Amerikalı
yerleşimcilerin yanı sıra İspanyollarda bu bölgeye akın etmeye
başlamıştı. Geronimo’nun hayatındaki en
kötü anı da bu dönemde gerçekleşti. 1858 yılında bir gün eve
döndüğünde, eşi, annesi ve 3 çocuğunu İspanyollar tarafından öldürülmüş
olarak buldu. Anlatılanlara göre Geronimo, beyaz olan herkese karşı
nefret duymuş ve elinden geldiği kadar beyaz öldürmeye çalışmıştı. Onun
bu intikam ateşi Apacheler arasında bir üne sahip olmasını sağlamıştı.
Arizona ve New Mexico’da yaşayan beyaz yerleşimcilere suratındaki
agresif ifadesi ve vücudundaki Apache kanından dolayı hep korku
saçacaktı. Geronimo, aslında bir şef değildi; ama bir şamandı (şaman:
tıp adamı – şifacı – büyücü) ve bu yönü diğer özellikleri ile de
birleşmiş, sonuçta ruhsal ve entellektüel bir lider olmasını
sağlamıştı. Apache şeflerinin hepsi, onun görüşlerine ve gücüne saygı
duydu. 1870’de rezervasyon bölgesine (San Carlos) yerleştirilen
Geronimo, buradan kaçmaya çalışacak; fakat tutuklanıp bölgeye geri
gönderilecekti. Üç kez daha kaçmayı deneyen Geronimo, dördüncü
kaçışında başarılı oldu ve yakalanamayınca, 500 izci ve 3000 Meksikalı
asker onun peşine düştü. İzciler sonunda onu buldu ve rezervasyon
bölgesine geri götürüldü. Ancak özgür ruhlu Geronimo bir yıl sonra 35
savaşçı, 109 kadın, cocuk ve gençle bu bölgeden de kaçmayı başardı.
1885’teki bu kaçışından 1894’ yılına kadar Geronimo bulunamadı.
Bir keresinde 24 adamı ile 5000 süvariden kaçan Geronimo Dumanlı
Dağlar’a sığınmış ve dağları didik, didik arayan süvariler ilginçtir ki
Geronimo’nun izine bile rastlayamamıştı. Geronimo’yu yakalayamayan
süvariler köylere saldırıp kadın ve çocukları öldürmeye başlamışlardı.
Bunu duyan Geronimo sonunda dayanamadı ve halkına zarar gelmemesi için
teslim oldu ve Oklahoma’daki Fort Sill’e yerleştirildi. Geronimo teslim
olduğunda yanında en son 16 savaşçı 12 kadın ve 6 çocuk kalmıştı.
Lawton’daki okul müdürü S.M. Barrett’a yerli bir çevirmen aracılığı ile
hayatını kaydettirdi. Geronimo bir savaş suçlusu olduğundan müdür
Barrett, dönemin başkanı Teddy Roosevelt’e varıncaya dek, her makama
yazarak “Sürgündeki Kızılderili’nin sözlerini kaydetmek için izin
istemişti. Geronimo anılarını anlatmaya Apache’lerin yer yüzüne geliş
hikayesinden başlamıştı. İlk söyleşinin sonuna gelip, Barrett bir soru
sorduğunda alacağı cevap şu oluyordu, “Ne söylüyorsam onu yaz.”
Ölümünden önce son günlerini geçirmek için Arizona’daki evine dönmek
istemiş ancak izin verilmemişti. Ve 1909 yılında bir savaş mahkumu
olarak Oklahoma’da öldü. Kimilerine göre Geronimo işkence yapılarak
öldürülmüştü. Öldükten sonra Geronimo rezervasyon bölgesinin arka
tarafına gömülmüştü fakat ertesi gün Geronimo gömüldüğü yerde değildi.
Çünkü o bir efsaneydi ve efsaneler ölmezdi.
Geronimo’nun sembolik mezarı Fort Sill – Oklahoma bölgesindedir.
Apachelere göre Geronimo kutsal topraklar olan dumanlı dağlardadır. |