|
|
Birçoğumuz hayatımızda en az bir kere elektriğe çarpılmışızdır. Sonucu
tehlikeli olmasa da, acı vermese de vücudumuz anında reflekslerle
sıçradığı için şaşırmış ve korkmuşuzdur. Aslında belirli şartlarda az
miktarda elektrik dahi hayati tehlike yaratabilir, kalbin ve solunumun
durmasına, deri yanıklarına ve doku zedelenmelerine sebep olabilir.
Arabaların akülerinde ve pillerde olduğu gibi hep aynı yönde akan akıma
‘doğru akım’ denilir. Günlük hayatta, evlerde kullanılan akım ise
farklıdır. Düzenli aralıklarla yönünü değiştirir. Önce bir yana sonra
aksi yöne devamlı hareketlerle akar. Bu tip akıma da ‘alternatif akım’
deniliyor. Akım yönündeki bu değişiklikler yani akımın frekansı o kadar
hızlıdır ki örneğin bir lambada kırpışan bir ışık yaratmazlar.
Alternatif akımın en büyük avantajı uzak mesafelere az bir kayıpla
iletilebilmesidir. Alternatif akımın uzaklara taşınabilmesinde en
önemli faktör voltajıdır. Elektrik akımını bir borudan geçen suya
benzetirsek ‘volt’ suyun basıncına, ‘amper’ de birim zamanda geçen su
miktarına karşı gelir. Borudaki suyun basıncı ne kadar yüksekse su da o
kadar uzağa taşınabilir. Elektrik akımında da akım 400 bin volt gibi
yüksek gerilimlerle taşınır, bölgeye gelince 11 bin volta, evlere
verilmeden önce de 220 volta, trafolar vasıtasıyla düşürülür. Elektrik
akımında volt da, amper de, frekans da ölüme sebep olabilir ancak en
tehlikelisi yüksek voltajdır. Aslında insan derisi iyi bir izolatördür.
Voltaj çok yüksek olmadıkça akımın geçip girmesine izin vermez. Akım
bir kere girmeyi başarırsa içerde rahatça ilerler, çünkü vücudumuzun
çoğunluğu iyi bir iletken olan sudur.
Elektrik akımı deriyi yüksek voltajla deler ama 0,030 amper yani 30
mili amper bile vücutta tehlike oluşturur. 100 mili amperde sinirler
etkilenmeye başlarlar. Daha yüksek amperde ise şok oluşur. Görüldüğü
gibi alternatif akım doğru akıma göre daha tehlikelidir. Araba
aküsündeki 12 volt, 45-60 amper tehlike yaratmazken tost makinesindeki
220 volt, 10 amper öldürücü olabilir. İlginçtir, yüksek frekanslı
alternatif akım hastalıkların tedavilerinde kullanılırken insana en
tehlikeli olan frekans aralığı evlerde kullanılan 50-60 Hz.dir. Bu
frekansta 110 volttan bile düşük voltajlar tehlikeli olabilirler. Kalbi
etkileyerek kasların çalışmasını durdururlar, kan basıncını sıfıra
düşürürler.
120 ile 1200 volt arasındaki akım kalbe ve soğancığa aynı anda etki
eder. 1200 voltun üstündeki akımlar kalbe etki yapmadan soğancığı
etkileyip soluğun tıkanmasıyla ölüme yol açarlar. Elektrikli
sandalyede, ölüm mahkumlarına bir elektrot baldıra diğeri alın üzerine
konularak, şahıs ölene kadar 1300 volt verilir. 50-60 Hz. frekanslı
akım insan için tehlikelidir ama organizma 100 bin Hz. ve daha yüksek
frekanslı akımlara dayanıklıdır. Bu akımların sadece ısısal etkileri
vardır. 100 bin Hz. ötesinde kas sinirlerine etki yapmadan, insan
bedeninde tehlike yaratmadan birçok amperlik akımlar uygulanabilir. Bu
nedenle yüksek frekanslı akımlar sinir, kas ve eklem ağrılarının
tedavilerinde kullanılırlar. |
|