|
|
Jeotermal enerji, Dünya’nın ısısından elde edilen enerjidir. Jeotermal
sözcüğü “yer” ve “ısı” anlamındaki Yunanca iki sözcükten üretilmiştir.
Bilim adamları, jeotermal ısının nereden kaynaklandığı, yeryüzüne çıkan
buharın nasıl oluştuğu konusunda henüz tam bir görüş birliğine
varamamışlardır. Büyük bir olasılıkla bu ısının kaynağı , Dünya’nın
derinliklerindeki “magma” denilen erimiş kayaç kütlesidir. Yüzeye
püsküren buharın da, yüzeyden derinlere sızan yağmur sularının, bu
kızgın magma bölgesinde ısınıp buharlaşması sonucunda oluştuğu
sanılmaktadır. Bu ısıdan, İzlanda ve Japonya’da olduğu gibi, evlerin,
hamamların ve seraların ısıtılmasında yararlanılabilir. Elektrik
enerjisi üretiminde de, üreteçlere bağlı buhar türbinlerinin
çalıştırılmasıyla jeotermal enerji kullanılabilir. İlk jeotermal enerji
santralı 1931’de İtalya’daki Larderello’da kuruldu. Bugün Larderello’da
toplam gücü 351 megawatt olan ve yaklaşık 600 bin nüfuslu bir kenti
beslemeye yeterli elektrik üreten bir grup jeotermal enerji santralı
bulunmaktadır. Ucuz enerji çağından pahalı enerji çağına girilirken
ömrü son derece kısıtlı olan konvansiyonel enerji kaynaklarının, bir
gün tükenebileceği düşünülmeye başlanmıştır. Bu nedenle, hızla artan
nüfusun ve teknolojik yeniliklere bağlı olarak gelişen endüstrinin
enerji gereksinimi karşısında, konvansiyonel enerji kaynaklarının
yerine geçebilecek, yeni ve yenilenebilir doğal kaynakların
araştırılması bulunması ve bunlardan yararlanılması konusunda büyük bir
arayış içine girilmiştir.
Dünyadaki enerji kaynakları fosil kaynaklar (kömür, petrol, doğal gaz,
turba, petrollü, kaynaklar, vb.) yenilenebilir kaynaklar (hidrolik,
biyomas, jeotermal, jeotermal gradyan, rüzgar, gelgit, dalga, vb.)
olmak üzere iki bölüme ayrılabilir. Bunlardan yenilenebilir kaynaklar
grubuna giren Jeotermal Enerji, önemli bir
yer tutmaktadır.
Yerkabuğu içerisinde hazne kayalarda bulunan, basınç altında aşırı
derecede ısınmış suların enerjisidir. Ekonomik önemdeki jeotermal
enerji birikimi, 40°C-380°C arasında olup, 3000 m 'ye kadar olan
derinliklerde geçirimsiz kayalar altında yer alan, geçirimli hazne
kayalar içinde bulunmaktadır. Şimdiye kadar üç çeşit jeotermal sistemin
varlığı saptanmıştır. Sıcak kuru kaya sistemi, sıcak su sistemi, kuru
bahar sistemi.
Sıcak Su Sistemi:
Yeryüzünde sıcak su esaslı sistemler Buhar esaslı sistemlerden yirmi
kat daha fazla bulunmaktadır. Sıcak su sisteminde, derindeki hazne kaya
içerisinde, basınç altında, yüksek sıcaklıkta, erimiş kimyasal madde
bakımından çok zengin, farklı kimyasal özelliklerde sular
bulunmaktadır. Bu tür sistemlerden sondajlarla yeryüzüne çıkarılan
sıcak su+buhar karışımından elde edilen buhardan, elektrik enerjisi
üretilmekte, buharı alınmış sıcak su ise atılmaktadır.
Kuru Bahar Sistemi:
Buhar esaslı sistemler , sıcak su esaslı sistemlerden farklı olarak,
çok fazla ısınmış, nem miktarı az, sıcaklığı yüksek buhar üretirler. Bu
tür buhar, bir enerji kaynağı olarak doğrudan jeotermal santrallere
gönderilerek elektrik enerjisine dönüştürülmektedir. Bir bakıma bunlar
yerkabuğu üzerinde oluşmuş, birer doğal nükleer reaktör olarak kabul
edilir.
Sıcak kuru kaya sistemleri:
Yerküremizde özellikle genç, aktif volkanik kuşaklarda, jeotermal
gradyanın çok yüksek olduğu bölgelerde, sıcak su içermeyen yüksek
sıcaklığa sahip kızgın, kuru kayalar bulunmaktadır. Bu tür sistemlere
soğuk su basılarak sıcak su+ buhar karışımı alınmakta ve bu, bir enerji
kaynağı olarak kullanılmaktadır. |
|