|
|
Rüzgâr enerjisinden elektrik üretebilmek için sürekli rüzgâr alabilen yüksek
yerlere ihtiyaç vardır. Rüzgâr enerjisinin kuvveti ile yatay ve düşey
eksenli rüzgâr türbini döndürülerek elde edilen mekanik enerji türbine
bağlı alternatör yardımı ile elektrik enerjisine çevrilir.

Rüzgâr enerjisinin doğada bedava bulunmasına karşın, rüzgâr
sistemlerinin pahalı olması üretilen enerjinin maliyetini
artırmaktadır. Tesis maliyetinin fazla olmasına rağmen kurulduktan
sonraki masrafları çok az olduğu için ürettiği elektriğin birim
maliyeti çok düşüktür. Rüzgâr enerjisi tükenmeyen, yakıt gereksinimi
olmayan, çevresel etkileri en az olan emniyetli, gelecek nesilleri
etkilemeyen bir enerji kaynağıdır. Pek çok avantajları yanında
kurulması sırasında görsel ve estetik olarak kişileri ve çevreyi
etkilemesi, gürültü
oluşturması, kuş ölümlerine neden olması, haberleşmede parazitler meydana getirmesi gibi dezavantajları vardır.
Rüzgar enerjisinin diğer bir sakıncalı yönü ise mutlaka şebekeye bağlı
çalışma ve herbir türbine yükseltici trafo konma zorunluluğudur.
Kapasite kullanım verimi de ancak % 30 kadardır. Rüzgar esmediği zaman
üretim duracağından rüzgar enerjisi ancak termik ve hidrolik
santrallere ek olarak ya da kombine şekilde güvenilir elektrik enerjisi
kaynağı olarak görülmelidir.
Ülkemizde uygulamaları 1998 yılında Çeşme ilçesi Germiyan köyünde başlayan
rüzgar santralları küçük ölçeklidirler. Şu anda, toplam kurulu gücü
17.4 MW olan iki santral "Yap-İşlet-Devret" modeliyle üretim yaparken,
toplam kurulu gücü 1.7 MW olan bir diğer santral "Otoprodüktör" statüde
üretim yapmaktadır. Bu santrallerden elde edilen yıllık elektrik
enerjisi de yaklaşık 54 000 000 kWh’dır ve toplam üretim içerisinde çok
küçük bir orana karşı gelmektedir. Ancak, şu anda ülkemizde yaklaşık
300 noktada rüzgâr elektriği üretmeye yönelik ölçümler yapılmaktadır |
|