“Çocukluk, yetişkinliğe geçişte geçici bir yol olmayıp insanlığın bir başka
kutbudur”
Maria Montessori
Okul öncesi dönem, insan hayatının diğer dönemlerinin temelini oluşturan bir
dönemdir. Bu dönem yalnızca yetişkinliğe hazırlık olarak değil, kendi başına da
önemlidir. Okul öncesi çocuğunun yaşamında temel ihtiyaçlar, öncelikleri de
belirler. Yaşamın ilk aylarında bunlar içinde en önemlileri, beslenme, temizlik
ve uyku gibi temel yaşamsal ihtiyaçlardır. Bu ihtiyaçların anında ve gereği gibi
karşılanması, çocuğun dünyaya bakışını, insanlara güven veya güvensizlik
duymasının temelini oluşturur. Ayrıca çocuğun diğer çocuklarla ve çevresindeki
yetişkinlerle kurduğu ilişkiler onun gelişiminde son derece etkilidir. Okul
öncesi eğitim kurumu, çocuğun toplumsallaşma sürecinde çok önemli bir
basamaktır.
Okul öncesi eğitime başlama dönemi hem çocuk hem de anne babalar için önemli
ve aynı zamanda zor bir süreçtir. Çocuk ilk defa ailesinden ayrılmakta,
yapılandırılmış, kuralları olan bir ortamda bulunmakta ve sosyal alanda ilk
önemli sınavını vermektedir. Okul öncesi eğitim kurumuna başlaması ile birlikte
çocuğun etkisi altında kaldığı kişiler ve davranış örnekleri de çoğalır. Çocuk,
okul öncesi eğitim kurumuna başladığında ilk defa kalabalık bir grubun üyesi
olur; okul onun için yepyeni bir deneyim alanıdır. Grup içinde diğer çocuklarla
ve öğretmeni ile iletişim kurmak için yeni beceriler öğrenir, yeni duygu ve
düşünceler kazanır. Bütün bunlar, çocuğun daha sonraki yaşantılarında topluma
katılımını ve diğer bireylerle olumlu iletişim kurmasının temellerini teşkil
eder. Kısacası, çocuğun sosyalleşmesinin temeli okul öncesi dönemde atılır.
Çocuk okula başladığı zaman evden aldığı izlenimler ve bunların oluşturduğu
davranış kalıplarını da beraberinde getirir. Okul öncesi kurum, çocuk için oyun
alanı olmasının yanı sıra ailesinden sonra girdiği ilk sosyal topluluk olma
özelliğini taşır. Kararlı, pekiştirici bir disiplin anlayışı bulunan, kuralların
ve bu kurallara ilişkin ödül ve ceza tepkilerinin değişiklik göstermediği aile
ortamlarından gelen çocuklar, okula kolaylıkla uyum sağlar. Ayrıca her çocuk
okula geldiği ilk günlerde yeni ir ortama girmekten dolayı güvensizlik ve
yetersizlik duygusu yaşar. Çocuğun kendine ve okula güven duyması ile birlikte
okula uyumu kolaylaşacaktır. Aileler ilk olarak okula başladığı zaman çocuğun
uyumunu ve kendine güvenini sağlayabilmek için kendi kendine giyinip soyunmasına
ve yemeğini kendi başına yemesine olanak sağlamalıdır. Çünkü okula geldiği ilk
günlerde kendi kendine giyinip soyunması ya da yemeğini yemesi istenildiğinde
zorluk, acemilik çeker ve isteksizlik gösterebilir. Okul öncesi eğitim
kurumları, temelleri evde atılan ama ailelerin her zaman pekiştirme konusunda
başarılı olamadıkları bu alışkanlıkların yanı sıra, yeni toplumsal davranışların
kazandırılmasında aileye büyük yardım sağlar. Eşyaları paylaşma, sırasını
bekleme, yardımlaşma, işbirliği, başkalarının hakkını gözetme, sınıfın ve
eşyaların düzenine uyma, yaşıtları ve yetişkinlerle iyi ilişkiler kurabilme vb.
çocuğun okulda kazanabileceği sosyal davranışlardır. Bu sayede gelecekte
kuracağı olumlu toplumsal ilişkilerin ilk temellerini atmış olur.
Çocuğun okula uyumun gerçekleşmesi için ilk olarak anne- babanın kararlı,
tutarlı ve net bir tavır sergilemesi gerekmektedir. Ayrıca öğretmenle sağlıklı
bir işbirliği içinde olunduğu taktirde çocuğun okula alışma süresi çok kısa
sürecektir. Evde tutarlı bir disiplin anlayışı ile yetiştirilen çocuklar okula
geldiklerinde bu yeni ortamın düzenine ve kurallarına uymakta zorluk çekmezler.
Özellikle evde ve okulda uygulanan kurallar benzer olduğunda çocuk yeni
çevresine kolaylıkla uyum sağlar. Ayrıca çocuğun kendi kendisini
disiplinlendirebilmesi için, yeterli ve tutarlı deneyimler kazanabilmesi için,
okulda ve evde uygulanan disiplin anlayışının çok farklı olmaması gerekir. Bunu
sağlayabilmek için de öğretmen- veli arasında sağlıklı ve yeterli bir bilgi
akışı sağlanabilmelidir. Bu sayede öğretmen ve veli, çocuğun kendi iç
kontrollerini gerçekleştirmesi için pek çok fırsatı çocuğa birlikte ve bir
şekilde sunmuş olur.