|
|
Çocuk Gelişiminde Oyunun Yeri ve Oyuncak Seçimi Oyun;
çocuğun çevresinde olup bitenleri öğrenme yöntemidir, çocuğun işidir. Oyun,
çocuğun gerilimden kurtulmasını ve biriktirdiği enerjisini boşaltmasını sağlar.
Bu enerjinin boşaltılmaması, çocuğun alıngan ve içe dönük bir yapıya sahip
olmasına neden olabilir. Oyun yoluyla çocuktaki saldırganlık dürtüsü
boşaltılır, hayal kırıklıkları azaltılır ve çocuk korkuların yarattığı
gerilimden kurtulur. Oyunun tedavi edici özelliği de vardır. Çocuk kendisine
izin verilmediği için yapamadığı bir işi oyunlarında yaparak rahatlayabilir.
Evin bireylerine olan duygularını oyun yoluyla açığa vurur. Örneğin; kardeşini
kıskanan bir çocuk oyununda kardeşi rolündeki bebeği cezalandırabilir. Uzmanlar
bu özelliklerinden dolayı oyunu ve oyuncakları sorunun teşhis ve tedavisinde
kullanırlar. Sorunun teşhisinde ev, bebek gibi oyuncaklardan, tedavisinde ise
hamur, kum, kil, su gibi materyallerden yararlanılabilir. Kum, kil, hamur her
türlü yaratıcılığa fırsat verir, ürkek ve sıkılgan çocuğun bazı beceriler
edinerek kendini kanıtlamasına, huzursuz çocuğun gerginliğini gidermesine,
hareketli çocuğun enerjisini harcamasına imkan sağlar. Su her yaşta çocuğu
keyiflendirir, deney yapma olanağı sağlar, utangaç çocuğu uyarır, çekingen
çocuğu rahatlatır ve saldırgan çocuğu sakinleştirir. Anne-babalar çocuğun
gelişiminde büyük yeri olan oyun ve oyuncaklara gereken önemi vermelidir, çocuğa
oyun için yer, zaman ve fırsat tanımalıdır, oyunlarına saygı göstermeli ve
mümkün olduğunca oyunlarına katılmalıdır. Çocuklarımıza uygun
oyuncağı nasıl seçeceğiz? Bu çok kolay bir iş değildir, çocuğun
gelişimini, ilgilerini bilmeli, çocuğu iyi tanımalıyız. Yeni doğan bebeğin
en değerli oyuncağı kendi bedenidir. Bebek ellerini açıp kapatarak, başını
sallayarak kendi kendine eğlenir. İlk aylarda hareketli ve ses çıkaran
nesneler dikkatini çeker. Yatağın üstüne asılan mobiller gibi… 6.-7.
aylardan itibaren oturmaya başlamasıyla bebek plastik küplerden, renkli
halkalardan, yumuşak hayvancıklardan hoşlanır. 10-12. aylarda ayağa kalkmaya
başlayan bebeğin dikkatini renkli toplar, iç içe geçen kutu ve küpler çeker.
13. aydan itibaren, yürümeye başlayınca ipinden çekerek oynayabileceği
hareketli, tekerlekli oyuncakları tercih eder. 15-18 aylık çocuklar üstüne
çıkıp oturabileceği oyuncaklardan hoşlanırlar. İkinci yılın sonuna doğru,
oyuncakları iç içe veya üst üste yerleştirmek, bütünü parçalarına ayırmak,
parçaları birleştirmek çocuğun en sevdiği oyunlardır. Kova, kazma, kürek,
marangoz aletleri, bebekler, arabalar bu yaş çocuğu için ideal oyun
gereçleridir. 3-4 yaşlarındaki çocukların en sevdikleri faaliyetler
bisiklete binmek, tırmanmak, atlayıp zıplamaktır. Bisiklet, bloklar, küpler bu
yaş çocuğu için uygundur. Ayrıca 2 yaşından itibaren su, kil, kum oyun
hamuru gibi materyaller çocuğun yaratıcılığını geliştirmek için yararlıdır.
4-6 yaş çocuğu hareketli faaliyetlerin yanında, boyama, kesme, yapıştırma,
puzzle yapma gibi faaliyetlerle de uğraşmaya başlar. Bu dönemin en yaygın
oyunları evcilik, doktorculuk gibi oyunlardır. Okul çağıyla beraber kitap
okuma, kalem-kağıt faaliyetleri artar, ancak çocuk yapı ve montaj oyunlarına
ilgi duymaya devam eder. Çocuk okula başlayınca oyuncak ve oyun ihtiyacının sona
erdiği düşünülmemelidir. Çocuk daha çok uzun bir süre oyundan yararlanacaktır.
Oyun ve oyuncak okul öncesi dönemdeki çocuklar için, içinde yaşadığı
dünyayı, çevresindeki insanları tanıma ve anlama aracıdır. Bu nedenle oyunlar ve
oyuncaklar boş zaman faaliyeti olarak değil, çocuğun zamanının büyük bir
bölümünü alan, ciddi bir uğraş olarak nitelendirilmelidir. OYUN
NEDİR?Oyun, çocuğun kendi deneyimleriyle öğrenmesini, hayal gücünü
kullanmasını sağlayan, eğlence amaçlı yapılan hareketlerdir. Oyun, çocuğun
birikmiş enerjisini ve saldırganlık dürtüsünü atması için bir fırsattır.
Aynı zamanda;
- Çocuğun duygu ve gereksinimlerini ifade etmesi için de iyi bir yoldur.
- Çocukluk döneminin temel amacıdır.
- Öğrenme, yaratma, deneyim kazanma, iletişim kurma ve yetişkinliğe hazırlanma
aracıdır.
- Yorgunluk ve sıkıntılardan kurtuluştur.
- Özgürce ve kendiliğinden yapılan, haz veren, mutluluk kaynağı olan, çocuğu
geliştiren ve eğlendiren bir etkinliktir.
- Çocuğun zihinsel yetenekleri kadar, tüm gelişim yüzlerini uyaran,
duygularını ve duyularını geliştiren etkinliklerin tümüdür.
OYUNUN EVRELERİa- Tek Başına Oyun:
(0-2 Yaş) Başlangıçta çocuklar için mümkün olan tek oyun türüdür. Bu
dönemin başlangıcında çocuk öncelikle kendi uzuvlarıyla ve birkaç aylık olunca
da çevresindeki uyarıcılarla ilgilenmeye başlar. Bu dönemde nesnelerin renkleri,
sesleri ve hareketleri çocuğun oyununu oluşturmaktadır. Daha sonra ise çocuk
diğer kişilerle sosyal etkileşim olmaksızın, oyuncaklarıyla yalnız başına
oynamaktadır. Bu dönemin en belirgin özelliği, çocuğun çevresindeki hiçbir
şeyden etkilenmeden oyununa devam etmesidir. Fakat ileriki yaşlarda, örneğin 4-5
yaşında çocuklar bazen tek başlarına oyuna dönüş yapabilirler ve oyuncaklarıyla
uzun süre sıkılmadan tek başlarına oynayabilirler. b- Oyunu İzleme:
(2-3 Yaş) Bu tür oyunda çocuk sözlü herhangi bir ilişki kurmadan sadece
diğer çocukların oyunlarını izler. Oyuna katılmadan onların davranışları
hakkında sorular sorabilir. Bu oyun aşaması, çocuğun diğerlerinin oyunuyla
ilgilenmesi ile tek başına oyun aşamasından ayırt edilebilmektedir.
c- Paralel Oyun: (3 Yaş) Aynı oyun malzemesini kullanan
çocukların yan yana oynamalarına karşın, faaliyetlerini bağımsız
sürdürmeleridir. Paralel oyunda çocukların sosyal etkileşimleri çok az olmakla
birlikte, bir oyuncağı istemek, düşüncelerini söylemek gibi durumlarda
birbirleriyle çok az da olsa etkileşime girebilirler. d- Birlikte
Oyun: (3-5 Yaş) Bu evrede çocuklar zaman zaman birbirlerinin
fikirlerinden yararlandıkları gibi, oyuncak alışverişinde de bulunurlar. Bu
şekilde çocuklar birbirlerinin hareketlerini izleme olanağı da bulurlar. Burada
çocuklar bir arada grup şeklinde ve birbirleriyle etkileşim halindedirler.
e- Kooperatif Oyun: (6 Yaş) Bu evrede amaç topluca organize
olarak belirli bir sonuca varmaktır. Bu amaca ulaşmak üzere çocuklar aralarında
örgütlenirler. Bu dönemde çocukların arasında gerçek bir sosyal etkileşim vardır
ve oyun malzemeleri de uygun olarak paylaşılır. OYUNCAK VE
ÖNEMİGelişim basamakları boyunca çocuğun hareketlerine düzen
getiren, zihinsel, bedensel ve psiko-sosyal gelişimlerinde yardımcı olan, hayal
gücünü ve yaratıcı yeteneklerini geliştiren tüm oyun malzemesi Oyuncak olarak
tanımlanabilir. Su, kil, kum gibi doğal oyun malzemesiyle boş kibrit kutusu,
makara gibi artık ürünler de oyuncak kapsamına girer. GELİŞİM
ALANLARINA GÖRE OYUNCAKLAR
- Büyük kas gelişimi için oyun araçları: Merdiveni ve
kaydırağı olan oyuncak ev, üç tekerlekli bisiklet, çeşitli boyda arabalar, ip
merdivenler, tahta kalaslar, taşınabilir tahta, kayma ,tırmanma, sallanma
oyuncakları, tahterevalli.
- Küçük kas gelişimi için oyun araçları: Renkli kalem, keçe
kalem, kağıt, ucu küt kağıt makası, yapıştırıcı, çeşitli ekleme oyuncakları,
legolar, parçalı bulmacalar, bir yetişkinin denetiminde oynanacak tahta, çivi,
keser gibi marangoz gereçleri.
- Yaratıcı, Hayal Gücünü Geliştiren Oyuncaklar: Kukla
sahnesi, el ve parmak kuklaları, bez bebekler, çeşitli giysiler, doktor
araçları, telefonlar, bebek arabaları.
- Yaratıcı Sanat için Malzemeler: Oyun hamuru, kil, çamur,
toprak, pastel boya, renkli tebeşir, sulu boya, parmak boya, fırçalar, kağıtlar,
artık kumaşlar, kağıt, ip, gibi kolaj malzemesi ve yapıştırıcı, baskı kalıbı
olarak kullanılabilecek makara, havuç, patates, portakal dilimleri, yaprak, ağaç
parçaları.
- Okuma ve Konuşmayı Geliştirecek Uyarı Araçları: Tahtadan
harf ve sayılar, mıknatıslı harf ve sayılar, harf ve sayıları içeren oyuncaklar,
dominolar, tamamlama, karşılaştırma oyunları, karatahta.
- Matematik ve Sayılar: Renkli çubuklar, mozaik geometrik
şekiller, tahta oyuncak saat veya saati öğretecek tahta küpler, matematik
kavramlarını geliştirecek oyunlar.
- Doğa Bilimleri: Mıknatıs, ayna, taş, yaprak, deniz kabuğu,
doğayla ilgili çocuk kitap ve CD’leri.
- Müzik ve Dans Araçları : Ritim araçları (tef, davul,
trampet, flüt, melodika, zil, çan, çıngırak), cd’ler.
Bunların
dışında, bilgisayar oyunlarına olan ilgi hızla artmakta ve giderek tehlikeli
boyutlara ulaştığı dikkat çekmektedir. Bilgisayar oyunları, çocuğun dar bir
mekana sıkışıp kalmasına neden olan bireysel bir oyundur. Çocuğu arkadaşlarından
uzaklaştırmakla sosyal gelişimini olumsuz açıdan etkileyen bu oyunlar,
yaratıcılık yeteneklerinin gelişmesini de engellemektedir. Dikkat, algı, göz-el
koordinasyonu ve muhakeme gibi bazı zihinsel işlevlerin gelişimine yararları
bulunmasına rağmen, bilgisayar çocuğun gerçek anlamdaki oyun faaliyetlerini ve
sosyal gelişimini olumsuz yönde etkiler. Fakat gelişim düzeyine uygun
yoğunlukta, yaşına uygun olarak seçeceğiniz oyunlarla, sınırlı kullanıldığı
taktirde olumlu etkilerini artırabiliriz. Bir iletişim aracı olan
televizyonun da eğlendirici ve öğretici nitelikleri vardır. Ancak televizyonun
olumlu hizmetlerinin yanı sıra, iyi değerlendirilmediği takdirde olumsuz
sonuçları da olabilmektedir. Televizyon aile içi ve dışı toplumsal etkileşimi en
alt düzeye indirdiğinden, çocuğumuzun sosyal gelişimini olumsuz yönde etkiler.
İlk çocukluk döneminden itibaren çocukların kendilerine model olarak seçtikleri
televizyondaki dizi kahramanları, çocuktaki saldırganlık dürtülerini harekete
geçirebilir. Çocuğun televizyondan etkilenmesinde kişilik özellikleri ve yakın
çevre faktörlerinin de rolü büyüktür. Ayrıca son zamanlardaki araştırmalar uzun
süre televizyon seyretmenin dikkat eksikliğine yol açtığını ileri sürmektedir.
Sonuç olarak; çocuklarımızı bilgisayar ve televizyon yerine gelişim
basamakları boyunca çocuğun hareketlerine düzen getiren, zihinsel, bedensel ve
psiko-sosyal gelişimlerine yardımcı olan, hayal gücünü ve yaratıcı yeteneklerini
geliştiren oyuncaklara zaman ayırmaları konusunda yönlendirmeliyiz.
Oyuncak alırken paketin üzerinde yazılı olan yaş
talimatlarını kontrol etmek, istenmeyen durumların oluşmasını engelleyecektir.
Oyuncakların düzenli bir şekilde (açık bir oyuncak kutusu, sepet veya oyuncak
sandığı gibi) saklanması ev ortamını daha güvenli kılacaktır. Ayrıca, gözetim
gerektiren oyuncaklar çocukların ulaşamayacağı yerlerde saklanmalıdır.
Oyuncaklar kırıldığı zaman da kullanımları güvenli olmadığı için en doğrusu,
eğer tamir edilemiyorsa, çöpe atmak olacaktır. Öyleyse oyun, çocuğun kendi
deneyimleriyle öğrenmesini, hayal gücünü kullanmasını sağlayan, eğlence amaçlı
yapılan hareketlerdir. Oyun, çocuğun birikmiş enerjisini ve saldırganlık
dürtüsünü atması için bir fırsattır. Aynı zamanda çocuğun duygu ve
gereksinimlerini ifade etmesi için de iyi bir yoldur. Kardeşiyle problem yaşayan
çocuğun oyunlarında kardeşine cezalar verdiği görülebilir. Oyun çocuğun kendini
geliştirmesi için de iyi bir ortamdır. Oyun yoluyla çocukların, zihinsel,
bilişsel, sosyal ve dil gelişimleri hız kazanacaktır. Oyun vasıtasıyla çocuk
sayı saymayı, kavramları öğrenirken kil veya oyun hamurları yardımıyla daha
sonra yazı yazmak için gerekli olacak el becerilerini kazanır. Oyun çocuğun
toplum kurallarını öğrenmesi ve uyum göstermeyi öğrenmesi için de uygun bir
yoldur. Çocuk çevresinde neyin yanlış neyin doğru olduğunu deneyerek ve
oynayarak görecektir. İleriki yıllarda ve hayatının her devresinde ihtiyaç
duyacağı sosyal becerileri öğrenmesi için en uygun zamanlardan biridir. Oyunda
kurallar konulacak, zaman zaman arkadaşlarıyla tartışacaktır. Fakat bu
durumlarla nasıl baş edeceğini ve olayları nasıl çözümleyeceğini sahip olacağı
sosyal beceriler sayesinde ve deneyerek bulacak ve gerekli yerlerde uygulamayı
öğrenecektir. Sadece oyun oynarken değil çocuğun yaşamının her evresinde
ailelerin çocuklara model oluşturdukları unutulmamalıdır. Çocuk için oyun onun
hayatındaki en önemli şeylerden biridir, dikkat ve ilgi ister. Bizim
için oyun bir oyundur fakat onlar için oyun eğlenmek, kendilerini ifade etmek,
öğrenmek, gelişmek, büyümek ve ilerlemek için en iyi yoldur. Onların işi
oyundur... KAYNAK:
- Haluk Yavuzer, Çocuk Psikolojisi
- Maggie Jones, Çocuk ve Oyun
- Norma Razon, Okul Öncesi Eğitimde Oyunun, Oyunda Yetişkinin
İşlevi
|
|