|
|
Sorumluluk kısaca, ""Bireyin uyum sağlaması, üzerine düşen görevleri yerine
getirmesi ve kendine ait bir olayın başkaları üzerindeki etkilerinin sonuçlarını
üstlenmesi, başkalarının haklarına saygı göstermesi ve kendi davranışının
sonuçlarına sahip çıkabilmesi"" olarak tanımlanmaktadır.
Sorumluluk sahibi çocuklar; Kendi kararlarını
verebilen, karar alırken ellerindeki kaynakları kullanabilen, değer yargılarını
gözeten, bağımsız davranabilen, kendine güvenli, başkalarının haklarını
çiğnemeden kendi ihtiyaçlarının karşılayabilen çocuklardır. Yaptığı işi sonuna
kadar götüren ve yapmakta olduğu bir davranışın olası sonuçlarına katlanmayı
göze alan çocuğa sorumlu çocuk olarak bakabiliriz.
SORUMLULUK DUYGUSUNUN GELİŞİMİ
Sorumluluğu öğrenmek de tıpkı diğer becerileri öğrenmek gibidir.
Çocuk ne kadar çok denerse bu konuda o kadar çok başarılı olur. Çocuğun kendi
kendini yöneten, yüksek benlik saygısına sahip, doyumlu bir birey olarak
gelişmesi, büyük ölçüde ona sağlanan fırsatlara ve ebeveyn yaklaşımına
bağlıdır.
Koruyucu ebeveyn yaklaşımı, çocuğun bağımsızlık ve sorumluluk
hissetmesini engeller. Ebeveynler iyi niyetle yaklaştıklarını düşünerek
çocukları için her şeyi yapmaları gerektiğine inanırlar ve onların bütün
yaptıklarından kendilerini sorumlu hissederler. Yemeğinden giyimine, ev
ödevlerinden hobi ve arkadaş seçimlerine kadar, çocuk adına her şeye karar
verirler. Çünkü onlara göre çocukların davranışları kendi anne babalıklarının
yeterliliğini yansıtır. Fakat çocuklarını bütün sonuçlardan korudukları için
onların öz güvenlerini ve bağımsızlıklarını yok edebilirler. Bir başka aile
tutumu olan destekleyici yaklaşım, çocuğun sınırlar içinde karar vermesine ve bu
kararların sorumluluğunu taşımasına olanak tanır. Bu yöntem, sorumluluk almayı
içeren bir yaklaşımdır. Aynı zamanda öz disiplini, yani kendi kendini
yönlendirme yeteneğini geliştirir. Bu tutumu benimseyen aileler, evdeki işler
konusunda çocuktan yardım beklediklerini açıkça belirtirler. Böylece başlangıçta
çocuğun acemice yapacağı bu işler, daha sonra deneyime ve sorumluluğa
dönüşecektir. Bu nedenle iki buçuk yaşından başlayarak döke saça da olsa çocuğun
çorbasını kendi başına içmesine fırsat vermek, kendi odasında kendi yatağında
yatmasına ortam hazırlamak, sofra hazırlama, alışveriş, araba temizliği gibi
konularda onun yardımını beklemek, ""sorumluluk"" konusunda çocuğu
cesaretlendirici ve destekleyici bir ortam sağlar. Bu ortam, çocuğun kendi
kendine yetmesine ve kendini yönetmesine fırsat vereceğinden onun kendine olan
güvenini de artıracaktır.Çocuğunuzun öncelikle evde bazı sorumluluklar
üstlenerek sorumluluk bilincinin gelişmesi, onun okul ile ilgili
sorumluluklarını da daha kolay üstlenmesine ve karşılaşabileceği sorunlarla baş
edebilmesine yardımcı olacaktır. Çocuğun yaşı ne olursa olsun sorumluluk
almayı öğrenmenin anlamı, şu üç alanda kabul edilebilir davranışlar
gösterebilmektir:
- Kurallara uymak,
- Sağduyu kullanmak,
- Tercihlerin ya da seçimlerin sonucuna katlanmak
Ancak
sorumluluk, başkalarının söylediği her şeyi yerine getirme olarak
düşünülmemelidir. Ebeveyninin, öğretmeninin ya da çevrenizdeki herhangi birinin
söylediklerini yerine getiren çocuğa sorumlu çocuk gözüyle bakamayız. Bu şekilde
davranan çocuk, gerektiğinde öncelik vermesi gereken konuların ayrımını yapamaz.
Örn: Ertesi gün dersi varken, arkadaşı çağırdı diye gezmeye giden çocuk sorumlu
değildir.
Çocukta Sorumluluk Bilinci Nasıl Kazandırılır?
Çocuğumuzdan beklentilerimizin gerçekleşmesi durumuna göre onun
sorumluluklarını öğrendiğini ya da öğrenmediğini düşünürüz. Her ebeveynin farklı
beklentileri olacaktır. Her çocuk aynı zamanda, aynı sorumluluğu alamaz.
Çocukların kişilik özellikleri, fiziksel yapıları dikkate alınmalıdır. Burada
önemli olan çocukların kendi işini yaparken engellenmemesidir. Koruyucu
anne-babalar bebeklikten itibaren ""O yiyemez, çocuktur"", ""O giyemez
çocuktur"" deyip çocuğun her işini kendileri yaparlar, ilköğretim çağına
gelindiğinde okul çantasını hazırlama işi bile annenin görevidir. Bazılarının
bunu abartarak ev ödevlerini bile yaptığı görülür. Sık sık görürüz; bir soru
sorulduğunda çocuğun yerine cevap vermeye kalkan anne-babaları. İşte bu ve
benzeri davranışlar çocukta sorumluluk duygusu ve kişilik gelişimini olumsuz
etkileyen ebeveyn tutumlarıdır. Her ihtiyacı anne-baba tarafından
karşılanan, devamlı neyi nerede ve nasıl yapacağı kendisine hatırlatılan, yanlış
yaptığında azarlanan ve kınanan çocuklar, gölge bir kişiliğe sahiptir. Anne
babaya sormadan bir iş yapmayı tercih etmezler, kendilerine güvenlerini
kaybedebilirler. Karşılaştıkları bir problemi çözmekte güçlük çekebilirler.
Böyle çocuklarda okul korkusu çok yaygındır, okula uyum sağlamakta zorluk
çekebilirler. Duygularını, tepkilerini rahatça ifade etmesine, gerektiğinde
‘hayır’ demesine izin verilmeyen çocuklarda bağımsız bir kişilik gelişmediği
için sorumluluk duygusu kazanmakta da zorlanırlar.
""O daha çocuk, kendi başına karar veremez.", ""Onun için
doğru olanı yapıyoruz."", ""Hayır, öyle demek istemiyorsun."", ""O zayıf alıyor,
ben üzülüyorum."" cümleleri sıklıkla kaçınılması gereken cümlelerdir.
Değişik Yaş Gruplarındaki Çocukların Alabilecekleri
Sorumluluklar
İki ve Üç Yaş Çocuklarının Alabilecekleri
Sorumluluklar
- Oyuncakları toplamak ve onları yerlerine koymak,
- Kitap ve dergileri gerekli yerlere koymak,
- Peçete, tabak ve çatal kaşıkları sofraya koymak (ama istenen biçimde
olmayabilir),
- Bir şeyler yedikten sonra kendi kirli tabaklarını kaldırmak,
- Kendisiyle ilgili bazı durumlarla ilgili seçme imkanının sunulması sonucunda
karar verme yeteneğinin gelişmesi,
- Sofranın toplanmasına yardımcı olmak,
- Yardımla giyinmek ve soyunmak.
Dört Yaş Çocuklarının
Alabilecekleri Sorumluluklar
- Sofrayı kurmak,
- Oyun oynadıktan sonra oyuncaklarını veya kendine ait eşyaları yerlerine
kaldırmak,
- Oyun oynarken nerede olacağını anne babasına söylemek,
- Toz alma gibi basit ev işlerinde yardımcı olmak,
- Bulaşık makinesinin doldurulmasına yardım etmek,
- Alışveriş dönüşü malzemelerin yerleştirilmesine yardımcı olmak,
- Alışveriş sırasında malzemelerin raflardan alınmasına yardımcı olmak,
- Basit bazı yiyeceklerin hazırlanmasına yardım
etmek.
Beş Yaş Çocuklarının Alabilecekleri
Sorumluluklar
- Sofrayı, her şeyi yerli yerine koyarak hazırlamak,
- Yatakları düzeltmek ve odasını temizlemek,
- Basit bir kahvaltıyı hazırlamak,
- Yedikten sonra kirlilerini kendi başına kaldırmak,
- Giyeceklerini önerileri dikkate alarak seçmek ve kendi başına giyinmek,
- Kirli giyeceklerini sepete atmak,
- Telefona gerektiği şekilde cevap vermek,
- Ayakkabılarını bağlamayı öğrenmek,
- Kendi kendine hazırlanmak (saçını tarama).
SORUMLULUK
KAZANDIRMADA ANNE BABAYA DÜŞEN GÖREVLER
- Çocuğunuz sizinle işbirliği yapsa da yapmasa da koşulsuz sevgi ve onay
gösterin. Çocuğunuz her ne yaparsa yapsın ona değer verdiğinizi ve kabul
ettiğinizi bilmesini sağlayın.
- Çocuğunuzun size bağımlı olduğunu düşünüyorsanız koruyucu tutumunuzu
değiştirin.
- Sürekli sorumsuz davranan çocuklar anne babaları tarafından sorumlu
davranmalarına izin verilmeyen çocuklardır.
- Çocuğunuzun kendi davranışlarının sorumluluğunu almasına ve iyi gitmeyen
davranışlarını değiştirmesine fırsat verin.
- Çocuğunuzun yaşına uygun sorumluluklar listesi hazırlayın. Sorumluluğunu
üstlenmek istediği işleri bu listeden seçmesine fırsat verin ve onun doğru
kararlar verebileceğine olan güveninizi koruyun. Bu listeden seçim yapması
konusunda onu zorlarsanız ya da yapacağı işleri siz seçerseniz sorumluluk
duygusunu geliştirmeniz zorlaşır.
- Ev ile ilgili sorumlulukları çocuklarınız arasında paylaştırırken adil olun.
Bunun en iyi yolu işlerin sırayla yapılmasıdır.
- Çocuğun kırıp dökmesinin ve yaşadığı olumsuz deneyimlerin öğrenmenin gerekli
şartı olduğunu unutmayın.
- Çocuğunuzun yaptığı yanlış seçimlerin (hayatını tehlikeye atmadıkça)
sonuçlarını yaşamasına izin verin ki onlardan bazı dersler çıkarabilsin.
- Çocuğunuza yardım edeyim derken, onun sorumluluğunun gelişmesini
engelleyebileceğinizi unutmayın. Eğer işin nasıl yapılabileceğini bilmiyorsa ona
işin nasıl yapılacağını gösterin.
- Çocuğunuza uygun model oluşturun. Çünkü sorumluluk kazandırmak istediğiniz
halde sizin sorumluluklarınızı yerine getirmemeniz onu olumsuz etkileyecektir.
İşe yaramayan davranış, inanç ve tutumlarınızı değiştirmeye istekli olun.
- Çocuğunuz sorumluluklarını yerine getirmediği zaman ne gibi ceza veya
yaptırımlarla karşılaşabileceğini söylemek yerine işini bitirdiğinde onu manevi
yönden destekleyerek (aferin, çok güzel oldu, teşekkür ederim gibi) güven
duygusunun ve sorumluluk bilincinin gelişmesini sağlayın.
Çocuğunuzdan hiçbir zaman sizin kadar sorumlu olmasını
beklemeyin. KAYNAKLAR:MACKENZİE, Robert J. (2000) ""Çocuğunuza
Sınır Koyma"", HYB Yayıncılık, Ankara SELÇUK, Ziya; GÜNER, Nedret (2000)
""Sınıf İçi Rehberlik Uygulamaları"", Pegem Yayıncılık, Ankara YAVUZER,
Haluk(1996) ""Çocuk Eğitimi El Kitabı"", Remzi Kitabevi, İstanbul BLUESTEİN,
Jane (2000) ""Ana Babaların Yapması ve Yapmaması Gerekenler"", HYB Yayıncılık, Ankara |
|