|
|
Çocuklarımızın davranışlarının oluşmasında uygun yönlendirme büyük önem taşır.
Onların davranışları, yetişkinlerden aldıkları tepkilere göre şekillenir.
Kullanacağımız bazı teknikler olumlu davranışların artırılmasına, bazıları ise
olumsuz davranışın söndürülmesine yöneliktir.
Olumsuz davranışı ortadan kaldırma konusunda belirlenmiş yollar
standarttır. Fakat her çocuk ve aile birbirinden farklıdır ve davranış
değiştirme yöntemleri de bir çocuktan ötekine değişkenlik gösterebilir.
Çocukların karşılanması gereken psikobiyolojik durumlarını da gözden geçirmek ve
bu durumlara göre davranmak önemlidir. (Merakların giderilmesi, fiziksel
etkinlik gereksinimi, besin ve su gereksinimi, idrar ve dışkı gereksinimi,
yorgunluk, ısı ve nem düzeylerinde değişiklik vb.) Eğer bu psikobiyolojik
ihtiyaçları karşılanmış durumdaysa, olumsuz davranışı değiştirmek için plan
yapmak yararlı olabilir.
OLUMSUZ DAVRANIŞI DEĞİŞTİRMEK İÇİN PLAN YAPMAK
Davranış değiştirme şu aşamalarda gerçekleşir:
1. Sorun tanımlanır.
2. Amaç saptanır.
3. Amacı gerçekleştirmenin yolları çocuğa öğretilir.
1. Sorunun tanımlanması:
Zaman zaman bir çocuğun sorununun, davranış sorunu mu, yoksa kişilik
sorunu mu olduğuna ilişkin karmaşa yaşanır. Çocuğunuzun sorununu duygusal ya da
kişilik sorunu olarak görürseniz, ona bazı sıfatlar yakıştırırsınız. Örneğin;
""utangaç"", ""anneye bağımlı"", ""saldırgan"" vb. Bu sıfatlar, çocuğun sorununu
değişmez bir özellik olarak algılamamıza ve düzeltmek için çaba göstermememize
yol açabilir. Eğer sorunu çocuğun davranışı olarak ele alırsanız, o davranışı
değiştirmek için bir şeyler yapabilirsiniz.
Örneğin,
""Can açgözlü"" yerine ""Can başkalarının tabaklarından yiyecek
alıyor.""
""Murat saldırgan"" yerine, ""Murat küçük kardeşini çimdikliyor.""
""Esra negatif"" yerine, ""Esra her yaptığı işte başkalarından yardım
istiyor"" şeklinde tanımlamak uygun olacaktır.
2. Amaç Saptamak:
Belirleyeceğiniz amaç, neyi gerçekleştirmek için uğraşacağınızı
gösterecektir. Değiştirmek istediğiniz davranışla ilgili olarak en kolay amaç
belirleme şekli, çocuğun davranış tanımına ""yapmaz"" ifadesini eklemektir.
Davranış: Can başkalarının tabaklarından yiyecek
alır.
Amaç: Can başkalarının tabaklarından yiyecek almaz.
3. Amacı Gerçekleştirmenin Yollarını Öğretmek:
- Amaçlarınızı belirleyin ve tutarlı olun.
- Çocuğunuz istenmeyen davranışı yaptığında, nasıl bir caydırıcı tepki
göstereceğinizi belirleyin.
- Caydırıcı tepkiyi, istenmeyen davranıştan hemen sonra gösterin.
- İstenmeyen davranışın önce kötüleşip sonra iyileşmesini bekleyin.
- Çocuğunuzun olumlu davranışlarını ödüllendirin.
- Çocuğunuza, istenmeyen davranışa alternatif olarak yapabileceği olumlu
davranışlar öğretin.
- Çocuğunuzun çevresindeki herkesi uygulamaya çalıştığınız davranış değiştirme
programına katın.
- İlerlemenin kaydını tutun.
İSTENMEYEN DAVRANIŞ
SONRASINDA GÖSTERİLEBİLECEK CAYDIRICI TEPKİLER:
Yaptığı olumsuz davranışları
ön plana çıkarmak yerine olumlu davranışlara odaklanmak için bu teknikten
yararlanılır. Görmezden gelme özellikle dikkat çekmeye yönelik davranışlarda çok
etkili olabilir. Çocuğunuz olumsuz davranışın tepkiye neden olmadığını gördükçe
bu davranışı yapmaktan vazgeçebilir. Çocuğunuzla fiziksel olarak ilgilenmek
zorunda kalsanız bile göz kontağı kurmamaya, konuşmamaya dikkat edin. Bazı
durumlarda görmezden gelmek olanaksız olabilir. Örneğin eğer küçük kardeşini
çimdiklemişse, kardeşi ağlamazlık edemez. Dolayısıyla, böyle bir davranıştan
sonra, farklı bir caydırıcı tepki kullanmak gerekecektir.
Mola uygulamasında çocuk, istenmeyen
davranışı yaptıktan hemen sonra yaklaşık 5 dakika gibi kısa bir süreliğine,
bulunduğu ortamdan çıkartılarak yalnız bırakılır. Çocuğa neden dışarı
çıkarıldığı söylenir ama başka bir açıklama yapılmaz. Ara verme süresinin
çocuğun protestoları nedeniyle sona erdirilmemesine dikkat edilmelidir. Bunun
gerçekleşmesi halinde çocuğun şiddet davranışları da ödüllendirilmiş olur. Çocuk
bu tekniğin gerçekleştiği odada karmaşaya neden olduysa, odadan ayrılmadan önce
eski haline döndürmekte fayda vardır.Eğer planladığınız gibi
uygulayabiliyorsanız, molayı iki hafta kadar süreyle her istenmeyen davranıştan
sonra uygulamaya devam edin. Bu süre sonunda istenmeyen davranışta azalma
olduysa, uygulamayı sürdürün. Eğer istenmeyen davranışta azalma yoksa, başka bir
caydırıcı teknik deneyin.
Eğer sert ve kararlı bir
şekilde ""Hayır"" derseniz ve çocuğunuz yapmakta olduğu yaramazlığa ara verirse,
hemen başka bir şeyle ilgilenmesini sağlayın. ""Hayır""ı tekrarlamaktan kaçının,
çok duymak duyarsızlığa yol açar.
Çocuğunuza yanlışını düzeltme
şansı tanıyın. ""Az önce baban ne demişti?"" ya da ""Bıçaklarla ilgili kuralımız
neydi?"" gibi… Böyle bir uyarı en azından, çocuğa yaptığını tekrar değerlendirme
fırsatı verir.
Pekiştireç hedef davranış
gerçekleştiği zaman verilmelidir. Örneğin; seçilen hedef davranış (çocuğun kendi
yatağında yatması, ağlamadan bir şey istemesi, vb.) her gerçekleştiğinde aferin
demek, sarılmak, gülümsemek, davranışı sözel olarak onaylamak gibi sizin
belirleyeceğiniz pekiştireçlerle olumlu davranış ödüllendirilir. Çocuğu uzak
tutamadığınız ya da tutunca problemler yaşadığınız bir pekiştireç kullanmamak da
önemli bir noktadır. Böyle bir durumda çocuk için aşırı heyecan verici olan
pekiştireç çok ön plana çıkar ve kazanılması gereken davranıştan çok bu
pekiştirece yoğunlaşılabilir.
Oyuncağı almak gibi, çocuğu
nesneden ya da etkinlikten yoksun bırakmak ve nedenini açık bir dille anlatmak
da olumsuz davranışı ortadan kaldırmak için kullanılabilir.
Bazı durumlarda çevrenin istenmeyen
davranışın yapılmasını önleyecek şekilde düzenlenmesi de yararlı olabilir. Vurma
davranışı gösteren çocuğu tutmak gibi.
SON OLARAK, DAVRANIŞ SORUNLARINDAN KAÇINMAK İÇİN
- Olumlu davranışları mutlaka fark edin ve ödüllendirin,
- Açık, basit ve tutarlı kurallar koyun,
- Olumlu yönergeler verin,
- ‘Yaramazlık’ yaptığında gösterebileceğiniz tepkiler belirleyin.
AYRICA UNUTMAMALIYIZ Kİ HER ZAMAN
- Kurallarla ilgili tartışmaktan,
- Bağırmaktan,
- Fikrinizi değiştirmekten,
- Kısasa kısastan (sen bana vurursan bende sana vururum) kaçınmalıyız.
Fakat her ne kadar ""zamane"" çocukları yöneltilen sorulara
yetişkin cevapları veriyor ve bizi her fırsatta şaşırtıyorlarsa da, çocuk
yetişkin değildir. Yetişkin gibi düşünmeyi ve davranmayı zamanı gelince öğrenir.
Çocuklarımıza caydırıcı tepkiler ve ödüller verirken onların gelişim dönemlerini
ve doğal sınırlamaları göz önünde bulundurmalıyız. Zamanı geldiğinde çocuğumuzun
yerine kendimizi koyup, onun durduğu yerden olayların ve durumun nasıl
gözüktüğüne bakmayı deneyebiliriz. Bu durumda, onun yerindeyken içinizden ne
yapmak ve ne söylemek geliyor? Çocuklar her zaman verdiklerinizi doğru veya
sizin istediğiniz şekilde alamayabilirler. Karşı tarafın gözleriyle kendine
bakmak olayları farklı bir şekilde görmenize ve bu şekilde çocuklarınızı daha
iyi anlamanıza yardımcı olabilir. Bu tutum çocuğunuzla aranızdaki diyalogun
sağlamlaşmasına da yardımcı olacaktır. Anne babalık 24 saat ve neredeyse ömür
boyu sürdürülen bir görev/meslektir.
Amacımız, çocuklarımızın özdenetime sahip, kendi başına kararlar
alabilen ve bu kararların/seçimlerin sorumluluklarını taşıyabilen bireyler
olmaları, duygu ve düşüncelerini ifade edebilmeleridir. Yukarıdaki tüm önerileri
eksiksiz uygulamada zorluk çekebilirsiniz. Olumsuz davranışlarla baş etmek kolay
değildir. Fakat unutmamalısınız ki, tutarlı davranarak, sakin ve kararlı olarak
istediğiniz hedefe ulaşacaksınız. Her ilerleme için kendinizi de ödüllendirmeyi
unutmayın...
Kaynaklar:
Eve Essa, A Practical Guide to Solving Preschool Behavior Problems
Hatice Ergin, Çocuklarda Davranış Değiştirme Seminer Notları |
|