|
|
BAĞLANMA NEDİR?
Bağlanma; İnsanların kendileri için önemli olan kişiler ile
güçlü duygusal bağlar kurma eğilimi nedenlerini açıklayan bir yaklaşımdır.
Duygusal bağ kurma eğilimi ve gereksinimi, yeni doğan bebeklerin yaşamlarını
sürdürebilmeleri için gereklidir.
BAĞLANMANIN GELİŞİMİ
Bebekler 2 günlükken annelerinin suratlarını, birkaç gün
sonra annelerinin seslerini ve kokularını yabancılardan ayırt edebilmektedir.
Çocukların yaklaşık yedi aylıkken belirli insanlara, daha çok anneye, babaya
veya birincil bakıcıya bağlandıkları görülmektedir.Bu sırada ayrılma kaygısı
iyice gelişmekte ve genelde yabancı kaygısı ortaya çıkmaktadır. Bunu takip eden
aylarda bebek, anne, baba, vekil bakıcı veya büyük anne- baba gibi kişilere
çoklu bağlanma göstermektedir. İki yaşına gelindiğinde çoğu çocuk güçlü
bağlanma göstermekte ama üç yaşından sonra bu bağın ortaya konulmasında bazı
değişiklikler görülmektedir. Bu yaşta çocuk bakıcı birkaç saatliğine ortadan
kaybolduğunda bile her zaman geri döneceğini anlamaya başlamaktadır. Dört
yaşındakilerin bakıcıya fiziksel yakınlık sağlamaya daha da az ihtiyaç duymaya
başladıkları zaman zaman gözlenmektedir. Çocuğun başkalarının bakış açılarına iç
görüleri geliştikçe, geçici ayrılmaların sebeplerini daha iyi anladığı ve
duygularını ağlamak ve yapışma gibi davranışlardan başka yollarla ifade
ettikleri gözlenmektedir.
ÇOCUKLUKTA BAĞLANMA
Bebeğin emme, izleme, gülme ve ağlama davranışları bağlandığı
kişilerin tepkilerini korumak, aralarında bir bağ kurmak için doğuştan gelen
davranışlardır. Bağlanma davranışı bebeğe hayati avantajlar sağlar ve onları
anne, babaya yakınlaştırarak tehlikelere karşı korunmasını sağlar. Bağlanma
davranışlarını gülme, ağlama, görsel takip vb. davranışlardan oluşan bir
organize davranış sistemi biçimlendirir. Bunlar tek bir amaca hizmet eder;
bakıcı ile yakınlığın sürdürülmesi. Bebek, bağlandığı kişiyle bir ayrılma
algıladığında bunu kaygı ile karşılar ve bu kişiyle koruyucu ilişkisini
sürdürmeye çalışır. Bu davranışlar sağlıklı bağlanmanın oluşmasında önkoşullar
olarak kabul edilir ve çocukların çevreye uyumunu kolaylaştırır.Erken
yaşlarda, benlik, başkaları ve sosyal ilişkiler hakkındaki zihinsel modeller
(veya içsel çalışan modeller) şekillenir. Kişinin kendisini sevilmeye değer
olarak algıladığı model olumlu benlik modelidir. Başkalarını
güvenilir, tutarlı, ulaşılır ve destekleyici olarak algıladığı model ise
olumlu başkaları modelidir. Benzer şekilde, kişinin kendini
değersizlik duyguları ile tanımladığı model olumsuz benlik modeli olarak
tanımlanırken, başkalarının güvenilmez, tutarsız ve soğuk olarak algılandığı
model olumsuz başkaları modelidir. Çocuğun bağlandığı kişi
yakın, ilgili, tepkisel ve destekleyicisiyse güvenli bağlanma gerçekleşir, güven
ve sevgi hissi doğar ve çocuk oyuncu, gülen, keşifçi ve sosyal olur. Bağlanmada,
kişi yakın, ilgili, tepkisel ve destekleyici değilse iki histen biri oluşur.
Bunlardan biri korku-kaygı hissidir ki çocukta görsel kontrol, bağı tekrar kurma
çabası, ağlama, çağırma, bağı tekrar kurmak için sıkı sıkı sarılma gibi
davranışlara yol açar. Diğer bir olasılık savunmacılık hissidir ki bunu
benimseyen çocuk yakınlığın sürdürülmesinden ve bağ kurmaktan kaçınma
davranışları sergiler. Bebek davranışlarının örnekleri, anne-bebek
bağlanmasının tipini tanımlamak için kullanılabilir. 3 tip bağlanma vardır.
Kaçınan tipGüvenli
tipKaygılı-kararsız tip. Bebeğin davranışları
bu 3 tip bağlanmayı tanımlar. Anne ve bebek arasındaki ilişkinin kalitesi,
annenin bebeğin ihtiyaç ve sinyallerine duyarlılığıyla
ilgilidir.Kaçınan Tip Bu bağlanma stilinde, bebekte
bağlanmama ve bakıcıdan kaçınma davranışları görülür. Bu tipte bakıcının
davranışları reddedici, öfkeli ve temastan kaçınan olarak nitelendirilebilir. Bu
kategoride çocukların annelerini geri dönünce coşkulu bir şekilde
selamlamadıkları, annelerinden kaçındıkları ve göz ardı ettikleri, anneleri
odadayken de izole şekilde oynadıkları gözlenmiştir. Güvenli
Tip Bu bağlanma stilinde bebek davranışları aktif, keşfe açık,
ayrılma esnasında üzgün ama bakıcıya karşı olumlu tepkileri içerir ki burada
bakıcının ulaşılabilir, tepki veren ve sıcak olması esastır. Bu kategorideki
çocukların bütün durumlarda açık bir şekilde bağlanma gerçekleştirdikleri,
annelerinin varlığıyla belirgin bir şekilde huzur buldukları ve yokluğunda
sıkıntı yaşadıkları gözlemlenmiştir. Bu bağlanma stilinde sınıflandırılan
çocuklar, anneleri tarafından yalnız bırakıldıklarında doğal olarak kısmen
huzursuz olmakta ancak panik yaşamadan anneleri ile yakınlık ve temas aramakta,
yeniden bir araya geldikten sonra kolayca sakinleşmekte ve çevreyi keşfetmeye
devam etmektedirler. Kaygılı- Kararsız TipBu bağlanmada
ise bebek davranışlarında protesto davranışları, ayrılma esnasında stresli
davranışlar, bakıcıya karşı öfkeli duygular gözlenir ve bu tipte bakıcının
davranışları hassasiyetten uzak, rahatsız edici, müdahalecidir ve
davranışlarında bir tutarlılık yoktur. Bu kategorideki çocukların annelerine
davranışları gerginlikle karakterize edilir. Anneleri odadayken fark edilir
şekilde yakınlığı arayan davranışlar aramalarına karşın, aynı zamanda kızgın ve
ret davranışları sergiledikleri, hatta annelerine vurarak ittikleri
gözlemlenmiştir. Bu kategorideki bazı çocukların aşırı pasif oldukları, sınırlı
keşfetme oyunu sergiledikleri gözlemlenmiştir. |
|