|
|
Desen çılgınlığının ulaştığı zirvede, her şey, her şeyle
güzel duruyor. Yapraklar yuvarlaklara karışıyor, etnik baskılar barok
kıvrımlarla buluşuyor. Evlerin bu yeni ‘karıştır-yakıştır’ hali içinde karmaşa
yaratmak, kişiliğinizi açığa çıkarıyor. Cesurum ama yine de kuralları bilmeliyim
diyorsanız, işte desen kullanma sanatından bazı ipuçları...
Desen
çılgınlığının ulaştığı zirvede, her şey, her şeyle güzel duruyor. Yapraklar
yuvarlaklara karışıyor, etnik baskılar barok kıvrımlarla buluşuyor. Evlerin bu
yeni ‘karıştır-yakıştır’ hali içinde karmaşa yaratmak, kişiliğinizi açığa
çıkarıyor. Cesurum ama yine de kuralları bilmeliyim diyorsanız, işte desen
kullanma sanatından bazı ipuçları...
Bu kış iç mekanlara renk ve desen
taaruzu var. Renklerdeki özgürlük, desen seçimine ve kombinasyonlara da
yansıyor. Sadece kumaşlarda değil, duvar kaplamalarında, seramik karolarda,
halılarda, aksesuvarlarda ve sofra takımlarında da desen odaklı tasarımlar
ağırlıkta. Trend gurularından Li Edelkoort, ‘Şu anda geleneksel desenlere ve
damask, dantel ve tüvit gibi klasik kumaşlara rağbet ediyorsak, bunun en önemli
nedeni genç nesillerin modanın hızına ve hiçbir şeyin kalıcı olmamasına verdiği
tepkidir’ diyor.
Gerçekten de gençler, hem evlerinde hem de
kıyafetlerinde sadece kendilerine özel olan, az ama öz sahipliklerin peşindeler.
Kullanılan desenlerin esin kaynakları ve kökenleri çok çeşitli kültürlere ve
zamanlara inebiliyor. Ortaçağ mozaiklerinden art deco formlara, Hint
ipeklerinden geleneksel Afrika çizgilerine, Çin minyatürlerinden klasik İngiliz
çiçeklerine kadar pek çok kaynak, bu desen definesine katkıda bulunuyor. Cesur
tasarımlarıyla sallan-yuvarlan 60’ları sembolize eden Verner Panton’un optik
desenleri bile yeniden kullanılıyor.
Profesyonellerden ‘Altın
kurallar’ Basit gibi görünen pek çok desen, aslında kontrol edilmesi çok
zor bir simetri ve ritim taşıyor. Desenlerin evlerdeki serbest dolaşım hakkı,
yapılan düzenlemelerin birbirine benzememesini de sağlıyor.
Yine de
desen seçiminde ve kullanımında profesyonellerin önerdiği bazı altın kurallar
var: Çok fazla çiçekli deseni bir arada kullanmak tehlikeli olabilir. İki
büyük desenli kumaş arasında biraz mesafe bırakmak gerekir. Örneğin, pembe
çiçekli duvar kağıdıyla kaplı bir duvarın önüne yerleştireceğiniz kırmızı
çiçekli bir kanepe, biraz Stepford Kadınları etkisi yaratacaktır. Ama aralarında
düz renkli yüzeylerin bulunması koşuluyla, damask kumaş kaplı bir koltuğu
desenli duvar kağıdıyla aynı odada kullanabilirsiniz.
Baskılı kumaşları,
tıpkı kıyafetlerinizde kullanırmış gibi kombinleyin mekanlarda. Nasıl ki bol
desenli bir eteği düz bir üst ve sade aksesuvarlarla birleştiriyorsanız, göz
alıcı desenlerdeki bir duvar kağıdını veya halıyı da natürel mobilya ve
objelerle daha da dikkat çekici duruma getirebilirsiniz.
Aynı mekanda
birden fazla farklı desen kullanacaksanız (örneğin ekose, çiçekli ve çizgili),
renkleri doğru seçmelisiniz. Renk tonları ve yoğunlukları birbirini tutuyorsa
keşmekeş yaratmaktan kurtulursunuz. Farklı desenlerde aynı renklerin devam
etmesi de önemli.
Yine de maksimum etki sağlayabilmek için tek bir cesur
desen tercih etmekte yarar var. Özellikle dar mekanlarda, desenli mobilyanın
arkasına beyaz bir duvarı fon yapmak hem deseni daha çok ortaya çıkartır, hem de
odayı küçültme etkisinden kurtarır.
Küçük alanda büyük desenlerin görsel
dezavantajını yaşamamak için, tavanın yüksek olmasına ve bolca ayna-cam
kullanmaya dikkat edin. Spiraller, çiçekler ya da çizgiler... Kendinize bir tema
seçin, mümkün olduğu kadar cesur olun ve farklı biçim ve desenleri bir arada
kullanma sanatında kendi kurallarınızı kendiniz yazın. Bu kış böyle
söylüyor! |
|