|
|
- Çabuk parlayan çabuk söner.
- Çağrılan yere erinme, çağrılmayan yere görünme.
- Çağrıldığın yere git, ar eyleme; çağrılmadığın yere gidip yerini dar eyleme.
- Çağrılmadık yere, çörekçi ile börekçi gider.
- Çalıda gül bitmez, cahile söz yetmez.
- Çalışan demir pas tutmaz. Çünkü ölür
- Çalışmak ibadetin yarısıdır
- Çalma elin kapısını, çalarlar kapını.
- Çamura taş atma üstüne sıçrar.
- Çatal kazık yere batmaz.
- Çıkmayan candan umut kesilmez.
- Çıngıraklı deve kaybolmaz.
- Çıracı olsam ay akşamdan doğar.
- Çiftçilik, eşeğin kuyruğuna benzer, ne uzar ne kısalır.
- Çiftçinin karnını yarmışlar, kırk tane "gelecek yıl" çıkmış.
- Çiftçiye yağmur, yolcuya kurak, cümlenin muradını verecek hak.
- Çingene ciğer pişirir, yemeden karnını şişirir.
- Çingen çalıyor, Kürt oynuyor.
- Çingenenin ipini, kendisine çektirirler.
- Çingeneye beylik vermişler, önce babasını asmış.
- Çirkefe taş atma, üzerine sıçrar.
- Çoban ne yesin ki köpeğine yedirsin
- Çocuğa iş buyuran, ardınca kendi gider.
- Çocuk oyundan, aptal düğünden usanmaz.
- Çocuğu işe gönder, peşinden sen git.
- Çocuk evin meyvesidir.
- Çocuktan al haberi.
- Çok söyleme arsız edersin, aç bırakma hırsız edersin.
- Çok söz yalansız, çok para haramsız olmaz.
- Çok yaşayan bilmez çok gezen bilir.
- Çubuk iken çıtlamayan, hezen iken kütlemez.
- Çürük iple kuyuya inilmez.
- Çürük tahtaya çivi çakılmaz.
|
|