Yorumla.org

  Ana Sayfa
  Astroloji
  Aşk & Sevgi
  Atasözleri
  Atatürk
  Belirli Günler
  Bilim ve Teknoloji
  Biyografiler
  Borsa
  Dekorasyon
  Diziler
  Eğitim ve Öğretim
  Elektronik
  Enteresan Olaylar
  Fotoğrafçılık
  Genel Kültür
  Güzel Sözler
  Hayata Dair
  Hayvanlar Alemi
  Her Telden
  İsim Sözlüğü
  Kadınca
  Kampanyalar
  Messenger
  Mizah
  Motorlu Araçlar
  Müzik
  Oyun Hileleri
  Pratik Yemekler
  Sağlık
  Sinema
  Turizm
  Webmaster
  Yemek Tarifleri

eXTReMe Tracker

Site içi Arama


  Konu : E Harfiyle Başlayan Türk Atasözleri | Hit: 29

  1. Ecel geldi cihane, baş ağrısı bahane. 16.03.2007
  2. Ecele çare olmaz.
  3. Eceli gelen sıçan kedinin taşaklarını kaşır.
  4. Eceli gelen keçi, çobanın ekmeğini yer
  5. Eceli gelen köpek cami duvarına işer.
  6. Eceli gelen köpek cami duvarına siyer.
  7. Edebi,edepsizden öğren.
  8. Eden bulur,inleyen ölür.
  9. Edene eden bulunur (Bölge ağzı, Ufuk Takvimi, 26.11.2001):
  10. Eğilen baş kesilmez.
  11. Eğreti ata binen tez iner.
  12. Eğri oturalım doğru konusalım.
  13. Ehvence ölüm, yaylanca geçit (Anası Leyla Baz’dan naklen, Hatice Mengi, 1341’li, Dodurga, 17.7.2003)! Ölümün kolayca gelmesi, ahiret hesabının da kolay verilmesi temennisi.
  14. Ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasını.
  15. Eken biçer, konan göçer.
  16. Ekmeğin büyüğü hamurun çoğundan olur.
  17. Ekmeğin katığı açlıktır (Bölge ağzı, Ufuk Takvimi, 26.11.2001):
  18. Ekmeğin kestiğini kılıç kesmez.
  19. Ekmeğini kuru yiyeceğine, yoğurdunu duru ye (F. Dağdaş, 14.7.2000)! Dengeli davran anlamında...
  20. El ağzı ile çorba içilmez.
  21. El arif olur, hiyallar (Fatmana Dağdaş): El çabuk anlar.
  22. El derken dudak açılır, birbirin derken birleşir (1303 doğumlu Aynımah Ünlü’den naklen Sebahat Ünlü, (1945), 22.06.2002). Birlik ve beraberliği kısaca açıklayan bir atasözü.
  23. El deveyi kulağından yeder: Başkası duyduğunu hiç olmadık yere çeker.
  24. El elin eşeğini türkü çağırarak ararmış:
  25. El elliğini, çay deliliğini eder (Fatmana Dağdaş): Her zaman akraba olmayandan iyilik görülmeyebilir.
  26. El ettim ellisi, ağzı yüzü bellisi (Fatmana Dağdaş, Nisan 1980): Evlenecek kız aday çok, hem de gösterişli, güzel.
  27. El gücü, sel gücü (Selahaddin Kusekenani, İran, Şarki Azerbaycan Eyaleti, (6 Haziran 1999, Beyşehir): Bir elin nesi var, iki elin sesi var anlamında. Selahaddin Bey bu ata sözünü “Birlikte bir iş görer, yahşidir. Hatmin, adam muvaffak ola.” şeklinde Azeri Türkçesi ile açıklamıştır (Said Dağdaş).
  28. El kıyıdan bakar! (F. Dağdaş, 2.3.2003).
  29. El olan yerde, ellik eksik olmaz! Toplulukta, başkalarının bulunduğu ortam/ortamlarda dedikodu eksik olmaz (F. Dağdaş, 9.7.2001).
  30. El yetmez, güç yetmez, sarp kayada yolum var! : Çaresizim anlamında (F. Dağdaş, 22.05.2001).
  31. El atına binen yaya kalır
  32. El deliye, bende akıllıya muhtacım.
  33. El elden üstündür.
  34. El elin eşeğini türkü çağırarak arar.
  35. El içinde vasiyet ettik, ölmemek olmaz.
  36. El kazanı ile aş kaynamaz.
  37. El yarası onar, dil yarası onmaz.
  38. El yumruğu yemeyen, kendi yumruğunu balyoz sanır.
  39. Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz.
  40. Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde gelmez (Fatmana Dağdaş): Elden umma! Her zaman arzu ettiğini temin edemezsin.
  41. Elden kalan, elli gün kalır (1950’li Ayşe Yaman’dan naklen Celil Yaman, 5.9.2005)! Not: El kelimesindeki «e» harfi açık «e»dir. Zamanında yapılmayan iş, kalır gider. «Demir tavında yapışır!» atasözü ile benzer anlamdadır…
  42. Eli dar olanın, dili kısa olur.
  43. Eli doluya: ağa buyur, eli boşa: ağa uyur.
  44. Eli ile köfte yuvarlıyor, gözü kırık kovalıyor.
  45. Elimin ettiğini, ağzım bilir (18.5.2007, 1950’li Ayşe Yaman’dan naklen Celil Yaman, 1979’lu, Bartın-Ulus’lu)! Bu elden çıkanı bu ağız bilir. Elin, yabancının pişirdiğini de anlamak kolaydır anlamında…
  46. Elin iyisi olmaz, gavurun dayısı olmaz:
  47. Elin hamuru ile erkek işine karışma
  48. Elin ile koymadığını kaldırma.
  49. Elmanın dibi göl, armudun dibi yol (olmalı).
  50. Elmayı soy da ye, armudu say da ye.
  51. Emanet ata binen, tez iner.
  52. Emanet eşeğin yuları gevşek olur.
  53. Emanetin kuskunu yokuşta koparmış (F. Dağdaş)!
  54. Emanetin yüreği yufka olur! (Celil Yaman, 19.04.2007)!
  55. Emekten olsa, sarı öküze bıçak vurulmaz! (Durak Başer, Yozgat, Sorgun, 06. 1983).
  56. En akıllısı Deli Bekir, o da kösteğiyle yatar (Mehmed Baz, H. Fevzi Zeren-Dodurgalar)):
  57. Enik için köpek beslenir (10.1.2000, F. Dağdaş): Sağlayacağı faydadan dolayı, o kişiye katlanılır anlamında.
  58. En iyi hafıza bile silik bir mürekkepten daha güçlü değildir.
  59. Erek mi, görek mi? (31.1.2000, F. Dağdaş): Kimbilir bana nasip olur mu, ömrüm yeter mi, görür müyüm anlamında. Yaşım 75, erek mi görek mi bundan sonra?..
  60. Erkek arslan arslan da, dişi arslan arslan değil mi?
  61. Erkek koyun kasap dükkânına yakışır.
  62. Erken evlenen döl alır, erken kalkan yol alır.
  63. Erken kalkan nasibine kalkar (F. Dağdaş, 12.1979): Erken kalkanın, erkenden işine başlayanın kazancı bol olur.
  64. Erken kalkan yol alır, küçükten evlenen döl alır (F. Dağdaş, 12. 1980): Erkenden yola çıkan menziline erken ulaşır, erken evlenen de çor çocuk sahibi olur.
  65. Erken evlenen yanılmamış.
  66. Esirgenen göze çöp batar.
  67. Eski çamlar bardak oldu.
  68. Eskiden, bir devenin yürüyüşü kaldı... (12.8.2004, M. Baz, 1936): Zaman ve şartlar, anlayışlar değişti. Yeni şartlara göre kafa yormak lazım anlamında.
  69. Eşeğin canı acırsa, atı geçermiş (Hamit Erdal, 1964’lü, 7.1.2005, Kırıkkale-Delice-Hacıobası köyünden): Kişinin canı yanmaya görsün. Bütün gücünü kullanır ve daha güçlü olanı da saf dışı bırakabilir.
  70. Eşeğine eremeyen, semerini dövermiş (9.1.2006, M. Baz, 1936’lı):
  71. Eşek olana binen çok olur (Yüksel Erdoğan, 1967’li, 9.10.2003, Beyşehir-Gölyaka, Or. Müh.! Kendi kişiğini öne çıkarmayıp daima bir başkasının etkisinde kalan insanlar için kullanılır.
  72. Eşek hoşaftan ne anlar. Suyunu içer, denesi kalır.
  73. Eşek kocamakla tavla başı olmaz.
  74. Eşek olduktan sonra semer vuran çok olur.
  75. Eşekler çalışır, atlar yer.
  76. Eşekten at olmaz, ciğerinden aş olmaz.
  77. Et tırnaktan ayrılmaz.
  78. Et iyiliği dök denize, balık bilmezse Halik bilir (Fatmana Dağdaş): Kötülük görsen de iyilik yapmaktan geri durma.
  79. Et şabarın hayırlı olsun (Selahaddin amca, Aslen Kırım muhaciri, 2000, yaklaşık 85 yaşında, Gazi Mah.-Ankara):
  80. Et tertib, vet temkin demiş (Fatmana Dağdaş, 17.01.2000): Tedbirini al, ihmal etme anlamında.
  81. Et, ekmek üstünde yakışır (20.08.2002, F. Dağdaş): Her işin bir yakışık alan yöntemi vardır.
  82. Et, kemiksiz olmaz (Beşir): “İki çanak bir yerde tıngırar”! atasözü ile aynı anlamdadır. Beraberliklerde bazen şiddet de, patırtı da olur anlamında.
  83. Etme bulun (bulursun), inileme ölün (ölürsün) (İlhan Arslan, 1971'li, Ankara-Kalecik-Uyurca köyü, 10.09.2003)! “Etme bulma dünyası“ deyimi ile aynı anlamdadır.
  84. Ev sahibi mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi.
  85. Evdeki hesap çarşıya uymaz.
  86. Eve yörük, bahçeye erik koyma (H. İbrahim Ekren, Nisan 2006, Salihli)! ? Ne demek çok açık değil…
  87. Evi delikli baca, milleti yalancı hoca ile hacı yıkar (F. DAĞDAŞ, Mart 1980)...
  88. Evladın var mı, derdin var!: Evladının muhakkak senin başını yoracak sorunları olur anlamında. Kızın mı var, derdin var şeklinde buna yakın anlamda da söylenmektedir.
  89. Evlat! Arpa olsun, darı olsun, buğday olsun, çavdar olsun… Mendil ekmeksiz kalmasın! Kör olsun, topal olsun, sağır olsun... Yatak karısız kalmasın (Halil Ay, Dodurga, 1949’lu, Aralık 1980): Yukarı Dodurgalı Pilavcıların Süleyman Efendi dededen alınmıştır.
  90. Evvel mescidin içi, sonra eşiği (dışı) (S. Kusekenani, 6.6.1999): Önce kendi menfaatim, sonra başkaları anlamında. Azeri Türkçesinde “eşik” kelimesi Türkiye Türkçesinde olduğu gibi hem kapının eşiği deyiminde olduğu gibi bildiğimiz manada, hem de evin dışarısı anlamında kullanılmaktadır.
  91. Evveli de bokuduk! Boka kazık dokuduk! Önceden de perişandık. Şimdi de perişanız. Hiçbir işimiz önüne gitmiyor! anlamında….
  92. Ev sahibinin hatırı olmazsa köpeğini dövmek kolaydır
  93. Evin danası evin öküzünden korkmaz.
  94. Evini temiz tut, misafir gelir; kalbini temiz tut, ölüm gelir.
  95. Evlenenle ev alana (yapana) Allah yardım eder.
  96. Evladı ben doğurdum ama gönlü benim değil ki...

  Yorum yazılmamış.
Yorum Yazılmamış... Sponsor Bağlantılar

Bu Sayfayı Yazdır
Yorum Yapmak istermisiniz ?
Yorumlar Editörler Tarafından Okunduktan Sonra Sitede Yer Alıcaktır.
İsminiz &  Nickiniz:     

Mesajınız     :

 
Güvenlik Kodu :

 
 + En Çok Okunanlar    + Yeni Eklenenler    + Rastgele
En çok indirlen mp3ler Logo Nedir ? (25217)
Yeni Nickler (22161)
Müze Nedir ? (17987)
Danette 2'lim Ödüllü Oyun (17837)
Mimar Sinanın Eserleri (16253)
Sivas kangalı (16243)
Amblem Nedir ? (10520)
Teknolojinin Zararları (9504)
81000377 ve 81000378 Hata Kodu Çözümü (9289)
En Buyuk Kaplan (9048)
Resimlerle Atatürk'ün Hayatı (7970)
 
En Son Eklenenler Dünyadaki 100 Entellektüel Arasında 2 Türk
Bu Ağacın Meyvesi Çok İlginç
Acı sosun böylesi
Okul Denince...
ÖSS Sorusu
Bilgisayar Bağımlılık Anketi
Tabu Geyikleri
Yabancıların Türklere Soruları
Sarışın Esprileri
Komik Futbol dialogları
Wordpress Tema Siteleri
 
Rastgele Intranet Nedir
Bezelye Çorbası
Genç kalmanın sırları
Susamlı Alabalık
Photoshop Mucizesi
Saab TURBO X
İçinizdeki gizli güzellik
Ofis stresine karşı meditatif egzersizler
Japon atasözleri
Cassandra’nın Rüyası
Kore atasözleri
 

  Copyright  ©2005 - 2006 Yorumla.Org