|
|
- Gafile kelam, nafile kelam.
- Garibin yardımcısı Allah'tır.
- Garip kuşun yuvasını Allah yapar.
- Gavurun tembeli keşiş, Müslümanın tembeli derviş.
- Geç olsun da güç olmasın.
- Geçmişe mazi, yenmişe kuzu derler.
- Geçtiğin köprüleri yakma.
- Gel demek kolay, git demek güçtür.
- Gelen gideni aratır.
- Gelin ata binmişde, görkü kimin kapıya inmiş.
- Gelin bindi deveye gör kısmeti nereye.
- Gem almayan atın ölümü yakındır.
- Gençlikte taş taşı, kocalıkta ye aşı.
- Geniş günün de dar gezen, dar günün de geniş gezer.
- Gerçek dost kötü günde belli olur.
- Gergin ip, çabuk kopar.
- Gezen ayağa taş değer.
- Gitti ağalar paşalar, kellere kaldı köşeler.
- Gittiğin yer kör ise, gözünü yum da bak.
- Gizliden gebe kalan, aşikâre doğurur.
- Göğe direk, denize kapak olmaz.
- Görünen dağın uzağı olmaz.
- Görünen köy kılavuz istemez.
- Göz görmeyince gönül katlanır.
- Göz görür, gönül çeker.
- Göz odur ki dağın arkasını göre,akıl odur ki başa geleceği bile.
- Gözün ile görmediğini söyleme.
- Gülme komşuna gelir başına.
- Gülü seven, dikenine katlanır.
- Gün, gece olduğu için vardır. (Anonim)
- Gündüz yenilen hurmalar, gece mideni tırmalar.
- Güneş balçıkla sıvanmaz.
- Güneş girmeyen eve doktor girer.
- Güttüğü iki keçi, ıslığı dağı taşı tuttu.
- Güzel gözünden, yiğit sözünden belli olur.
|
|