|
|
- Oduncunun gözü omcada (bağ kütüğü) dilencinin gözü çömcede (tahta kepçe).
- Oğlan dayıya, kız halaya çeker.
- Oğlanınki oğul bağı, kızınki bahçe gülü.
- Okumayı sevmeyene dokuz hoca az.
- Olacakla öleceğe çare yoktur.
- Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz.
- Onbeşindeki kız ya erdedir, ya yerde.
- Ortak atın beli kırık olur.
- Otu çek köküne bak.
- Oynayamayan gelin yerim dar dermiş
- Ocağın yedisine, güvenme başkasına, ille de eşinin erkek kardeşine
(güvenme!) (Zemheris ruvasa, numyendobi shvasa, ille de solis zmasa)
(Sinem Gökdemir, 1985’li, Borçka-Camili (Macaheli), 24 Mayıs 2006)!
“Para koynuna, karı (hanım) kayınına...“ (F. Dağdaş) atasözü ile benzer
anlamda...
- Oğlan yer oyuna gider, çoban yer koyuna gider.
- Ocaktır aşı pişiren, karıdır adamı şişiren (F. Dağdaş, 11.1982)!
- Odun çatar kül almaz, inek sağar yağ almaz (F. Dağdaş, Mayıs 1980)! Işini tertipli yapmayan kişi hakkında kullanılır.
- Oğlan babasından öğrenir yazı yazmayı, kız anasından öğrenir sokak gezmeyi..
- Oğlan oyuna gitti, kız koyuna gitti (F. Dağdaş, 2.3.2003)! Yaşlanan ve yalnız kalan kişilerin halini anlatmak için kullanılır.
- Oğlumun hasta oluşuna yanmam, huyunun değiştiğine yanarım! Önem
vermemde, öncelik değişebilir anlamında (Kızılcahamam’lı 1981’li B.
Yaman’dan naklen C. Yaman, Ulus-Bartın, 31.07.2007)...
- Oğluna kız arayacağına, kızına yer ara (Fatmana Dağdaş): Önemli olan kızına iyi bir yuva kurmaktır.
- Oldu olacak, kırıldı nacak! Seri gelmiş başa gelecek!.. Başa gelen musibetlerin fazlalığı vurgulanmaktadır (F. Dağdaş).
- Orospunun torbası, viraneyi görene kadar (Şahistan Demirci,
1934’lü, Erzurum-Olur’lu,, 31.08.2003)!: Sözünde durmayan, yemininin
hükmü olmayan zayıf şahsiyetleri tanımlamada kullanılır. Yandaki
atasözü; evleneceği kadına içki içmeyi bırakacağını söyleyip
evlendikten sonra bırakmayan, hanımına eziyet etmeye devam eden birini
tanımlarken kullanıldı.
- Otu çek, köküne bak (İlhami Turan, 1975’li, Malatya-Konak,
7.8.2005)! - Toplum içindeki değerine, soyuna, sopuna bak. Sonra karar
ver anlamında. “O kim ki... Otu çek köküne bak! (Cemal Basri
Gökşen-1961’li, Maraş-Andırın, 31.07.2003).
- - Soy ara, köpek eniği ata atasözü ile benzer anlamda... Otu çeker, köküne bakarlar...
- Öküz öleceği zaman bıçak çoğalır (22.12.2004, A. Vahap Özdemir,
1965’li, Elaziz’li): Fırsat geçince, olacak iş olmayınca görüş ortaya
koyan, derde derman olmaya yeltenen çok olur anlamında...
- Öküze boynuzu yük gelmez (22.01.2000, Fatmana Dağdaş): Kocasının
evinden baba evine geldiğinde kızını teselli için söylenen ifade.
Kendinden bir parçadır anlamında.
- Öküzün yazın harmanda pislediği, kışın saman olarak önüne gelirmiş
(1.11.2006, Kırıkkale’li Faruk TEZEL’den naklen Celil YAMAN, 1979’lu,
Bartın-Ulus’lu)! Geciktirilen, ihmal edilen işler mutlaka umulmadık,
beklenmedik şartlarda karşımıza çıkar anlamında...
- Yapılan kötü işin eninde sonunda, yapan kişiyi bulacağı anlamı da taşımaktadır.
- Ölen inek sütlü olur (1950’li Ayşe Yaman’dan naklen Celil Yaman,
25.8.2007)! Kaybedilen mal, kıymete biner anlamındadır. “Kel ölür sırma
saçlı olur, kör ölür badem gözlü olur!„ atasözü ile aynı anlamda.
- Ölmüş koyun, kurttan mı korkar (Mehmed BAZ)?.. Hesabını vermeyecek işi olmayanın gözü pek olur!
- Ölü öldüğü günkü gibi yanılsa, gelin geldiği günkü gibi sevilse (F.
Dağdaş, Aralık 1984)!.. “Yeni senek suyu soğuk tutar!„ atasözü ile
benzer anlamda...
- Ömer diyecek dudak domarışından belli olur (F. Dağdaş, 22.01.2000) Kişinin ne demek istediği ilk cümlelerinden anlaşılabilir.
- Ön gürlüğü gelir geçer, Allah son gürlüğü versin (F. Dağdaş, Aralık 1979)!
- Öz ağlar, göz de ağlar (Hacı Ömer Mengi, 1334’lü): Ağlama, içten gelir. İçtenlikten kaynaklanır (Dodurgalı, 18.07.2003).
|
|