Yorumla.org

  Ana Sayfa
  Astroloji
  Aşk & Sevgi
  Atasözleri
  Atatürk
  Belirli Günler
  Bilim ve Teknoloji
  Biyografiler
  Borsa
  Dekorasyon
  Diziler
  Eğitim ve Öğretim
  Elektronik
  Enteresan Olaylar
  Fotoğrafçılık
  Genel Kültür
  Güzel Sözler
  Hayata Dair
  Hayvanlar Alemi
  Her Telden
  İsim Sözlüğü
  Kadınca
  Kampanyalar
  Messenger
  Mizah
  Motorlu Araçlar
  Müzik
  Oyun Hileleri
  Pratik Yemekler
  Sağlık
  Sinema
  Turizm
  Webmaster
  Yemek Tarifleri

eXTReMe Tracker

Site içi Arama


  Konu : 1500'lerde İngiltere | Hit: 82

 Bir dahaki sefer ellerinizi yıkarken suyun sıcaklığı
 tam istediğiniz gibi değilse eskiden İngiltere'de bu
 işlerin nasıl yapıldığını düşünün.
 1500 lerde İngilterede işler şöyle yapılıyordu:
 İnsanların çoğu Haziranda evleniyordu Çünkü senelik
 banyolarını Mayıs ayında yapıyorlar, Haziranda hala
 çok kötü kokmuyorlardı. Ama yine de kokmaya
 başladıkları için gelinler vücutlarından çıkan kokuyu
 bastırmak amacıyla ellerinde bir buket çiçek
 taşıyordu.
 

Banyolar içi sıcak suyla doldurulmuş büyük bir fıçıdan
 meydana geliyordu. Evin erkeği temiz suyla yıkanma
 imtiyazına sahipti. Ondan sonra oğulları ve diğer
 erkekler, daha sonra kadınlar, sonra çocuklar ve en
 son olarak da bebekler aynı suda yıkanıyordu. Bu
 esnada su o kadar kirli hale geliyordu ki içinde
 gerçekten bir şeyleri kaybetmek mümkündü.
 Ingilizcedeki banyo suyuyla birlikte bebeği de
 atmayın? (Don t throw the baby out with the bath
 water) deyimi buradan gelmektedir.
 Evlerin çatıları üst üste yığılmış kamıştan yapılıyor,
 kamışların altında tahta bulunmuyordu. Burası
 hayvanların ısınabilecekleri tek yer olduğu için bütün
 kediler, köpekler ve diğer küçük hayvanlar (fareler,
 böcekler) çatıda yaşıyordu. Yağmur yağdığı zaman çatı
 kayganlaşıyor ve bazen hayvanlar kayarak çatıdan aşağı
 düşüyordu. İngilizcedeki kedi-köpek yağıyor (It s
 raining cats and dogs) deyimi buradan gelmektedir.
 Yukarıdan evin içine düşen şeyleri engelleyecek hiçbir
 şey yoktu. Böceklerin ve buna benzer nesnelerin
 yatakların içine düşmesi büyük bir sıkıntı
 oluşturuyordu. Etrafında yüksek direkler ve üstünde
 örtü bulunan İngiliz usulü yataklar buradan
 gelmektedir.
 Zemin topraktı. Sadece zenginlerin zemini topraktan
 başka bir şeyden yapılmıştı. Toprak kadar fakir (dirt
 poor) tabiri buradan çıkmıştır. Zenginlerin ahşaptan
 yapılmış zeminleri vardı. Bunlar kışın ıslandığı zaman
 kayganlaşıyordu. Bunu önlemek için yere saman (thresh)
 seriyorlardı. Kış boyunca saman sermeye devam
 ediliyordu. Bir zaman geliyordu ki kapı
 açılınca saman dışarıya taşıyordu. Buna mani olmak
 üzere kapının altına bir tahta parçası konuyordu ki
 bunun adı thresh hold (saman tutan; Türkçesi eşik)
 idi.
 Yemek pişirme işlemi her zaman ateşin üzerine asılı
 durumdaki büyük bir kazanın içinde yapılıyordu. Her
 gün ateş yakılıyor ve kazana bir şeyler ilave
 ediliyordu. Çoğu zaman sebze yeniyor, et pek
 bulunmuyordu. Akşam yahni yenirse artıklar kazanda
 bırakılıyor, gece boyunca soğuyan yemek ertesi gün
 tekrar ısıtılarak yenmeye devam ediliyordu. Bazen bu
 yahni çok uzun süre kazanda kalıyordu. Bezelye lapası
 sıcak, bezelye lapası soğuk, kazandaki bezelye lapası
 dokuz günlük (peas porridge hot, peas porridge cold,
 peas porridge in the pot nine days old) tekerlemesinin
 menşei budur. Bazen domuz eti buluyorlar o zaman çok
 seviniyorlardı. Eve ziyaretçi gelirse domuz etlerini
 asarak onlara gösteriş yapıyorlardı. Birisinin eve
 domuz eti getirmesi zenginlik işaretiydi. Bu etten
 küçük bir parça keserek misafirleriyle oturup
 paylaşıyorlardı. Buna yağ çiğnemek (chew the fat) adı
 veriliyordu.
 Parası olanlar kalay-kurşun alaşımından yapılmış
 tabaklar alabiliyordu. Asidi yüksek olan yiyecekler
 kurşunu çözerek yemeğe karışmasına sebep oluyor,
 böylece gıda zehirlenmelerine ve ölüme yol açıyordu.
 Domatesler buna sık sık sebep olduğu için bunda
 sonraki yaklaşık 400 yıl boyunca domateslerin zehirli
 olduğu düşünülmüştü. Çoğu insanın kalay-kurşun
 alaşımından yapılmış tabakları yoktu. Onun yerine
 tahta tabaklar kullanıyorlardı. Çoğu zaman bu tabaklar
 bayat ekmekten yapılıyordu. Ekmekler o kadar bayat ve
 sertti ki uzun zaman kullanılabiliyordu. Bunlar hiçbir
 zaman yıkanmadığı için içinde kurtlar ve küfler
 oluşuyordu. Kurtlu ve küflü tabaklardan yemek yiyen
 insanların ağızlarında tabak ağzı (trench
 mouth) denen hastalık ortaya çıkıyordu.
 Ekmek itibara göre bölüşülüyordu. İşçiler yanık olan
 alt kabuğu, aile orta kısmı, misafirler de üst kabuğu
 alırdı. Bira ve viski içmek için kurşun kadehler
 kullanılıyordu. Bu bileşim insanları bazen birkaç gün
 şuursuz vaziyette tutabiliyordu. Yoldan geçen insanlar
 bunların öldüğünü sanıp defnetmek için hazırlık
 yapıyordu. Bunlar birkaç gün süreyle mutfak masasının
 üstüne yatırılıyor¸ aile etrafına toplanıp
 yiyip-içerek uyanıp uyanmayacağına bakıyordu. Buna
 uyanma nöbeti deniyordu.
 Ingiltere eski ve küçük bir yerdi, insanlar ölülerini
 gömecek yer bulamamaya başlamıştı. Bunun için
 mezarları kazıp tabutları çıkarıyor, kemikleri bir
 kemik evine **ürüyor ve mezarı yeniden
 kullanıyorlardı. Tabutlar açıldığında her 25 tabutun
 birinde iç tarafta kazıntı izleri olduğu görüldü.
 Böylece insanların diri diri gömüldüğü ortaya çıktı.
 Buna
 çözüm olarak cesetlerin bileklerine bir ip bağlayıp bu
 ipi tabuttan dışarıya taşıyarak bir çana bağladılar.
 Bir kişi bütün gece boyu mezarlıkta oturup zili
 dinlerdi. Buna mezarlık nöbeti graveyard shift
 denirdi.
 Bazıları zil sayesinde kurtulur (saved by the bell)
 bazıları da ölü zilci (dead ringer) olurdu.
 Gerçekler bunlar. Kim demiş tarih sıkıcıdır diye.
--
            A. Alp Mumcu
           AvEr Prodüksiyon

  Yorum yazılmamış.
Yorum Yazılmamış... Sponsor Bağlantılar

Bu Sayfayı Yazdır
Yorum Yapmak istermisiniz ?
Yorumlar Editörler Tarafından Okunduktan Sonra Sitede Yer Alıcaktır.
İsminiz &  Nickiniz:     

Mesajınız     :

 
Güvenlik Kodu :

 
 + En Çok Okunanlar    + Yeni Eklenenler    + Rastgele
En çok indirlen mp3ler Logo Nedir ? (24242)
Yeni Nickler (22086)
Danette 2'lim Ödüllü Oyun (17794)
Müze Nedir ? (16510)
Mimar Sinanın Eserleri (15956)
Sivas kangalı (15154)
Amblem Nedir ? (10247)
Teknolojinin Zararları (9492)
81000377 ve 81000378 Hata Kodu Çözümü (9281)
En Buyuk Kaplan (8556)
Resimlerle Atatürk'ün Hayatı (7770)
 
En Son Eklenenler Dünyadaki 100 Entellektüel Arasında 2 Türk
Bu Ağacın Meyvesi Çok İlginç
Acı sosun böylesi
Okul Denince...
ÖSS Sorusu
Bilgisayar Bağımlılık Anketi
Tabu Geyikleri
Yabancıların Türklere Soruları
Sarışın Esprileri
Komik Futbol dialogları
Wordpress Tema Siteleri
 
Rastgele Kimlik belgesi nedir
Dantelin vazgeçilmez büyüsü!
Karamelize Soğanlı Pay
Dağıtım Merkezlerinde Kullanılan Kartlar Ve Anlamları
Çatal Aşı
Süper kadın sendromu süper sıkıntı veriyor
Regülatör Nedir Ne İşe Yarar
Ata Demirer
Almanya'dan Yeni Bi' Haber!
Eczane nedir
Trafo Montajı
 

  Copyright  ©2005 - 2006 Yorumla.Org