|
|
Siz beni hiç tanımasanız da,biz tanışıyoruz aslında... Evet,gözgöze gelmedik,tutuşmadık belki hiç elele ... Ama kutu kutu pense oynamıştık beraber;hatırlamıyor musunuz ? ** Ninniler bizim için söylenmişti bir zamanlar... Ve biliyorduk ninnilerin masumluğunu... Ninnilerle büyümüştük hepimiz... ** Aynı pamuk prenses, aynı külkedisiydi masallardaki.... Oralarda uzamıyor muydu yalan söyleyince pinokyonun burnu? ** Muzlu, çilekli sakızlarımızı patlattık oyunlar oynarken hatırladınız mı? Masum mızıkçılıklar yapmıştık bir parça da olsa hepimiz... ** Sarı saçlı, mavi gözlü bebeklerimiz vardı... Rengarenk toplarımız ya da... Bizim hayallerimiz vardı her şeyden öte... ** 1’den sonra orada da 2 geliyordu işte... 1,2,3,4.. “önüm, arkam,sağım, solum sobe” diyorduk körebe oynarken... “Sobe”lemedik mi hiç birbirimizi?? Düşmedik mi? Yaralanmadı mı hiç dizlerimiz? ** Bisikletlerimiz vardı-hatırlıyor musunuz? Seninki yeşildi değil mi? Seninki de pembe... Kalemlerimiz,defterlerimiz vardı, renk renk boyalarımız sonra... Maviyle yapmadık mı bulutları...? Sarı değil miydi güneş...? Yeşil, pembe, turuncu bitince üzüldük de, siyaha hiç dokunmamıştık hatırlıyor musunuz? Ama şimdi de dokunmayın ne olur... Bırakın orda kalsın o... Bırakın orda kalsın... ** Sen muzlu dondurmayı severdin, sen çilekliyi... Ama elimizde olunca külahlarımız,aynı değil miydi mutluluğumuz? ** Anahtarlarını kaybettiğimiz kumbaralarımız vardı... Babalarımıza kırdırmıştık kiliti hatırlıyor musunuz?... Ne güzeldi o günler... Ne güzel... ** Sevmiyorduk haber izlemeyi... Çizgi filmlerdi sevdiğimiz-izlediğimiz.... Birinde gerçeğin renkleri vardı çünkü, diğerinde hayallerimizin... Ve bir gün hayallerimizin bile bile bitirilip, gerçeğe dahil olacağımızı düşünmüyorduk hiçbirimiz... Boya kutularımız kadardık çünkü biz... Büyük hayaller taşıyan küçüklerdik... **
“Şimdi, şimdi boş kaldı kağıtlarımız... Çalınmış boyalarımız hayallerimiz gibi... Yerle bir edilmiş , üstümüze yıkılmış düşlerimiz... Yapamıyoruz rengarenk resimler... Kuramıyoruz rengarenk hayaller... Baksanıza başkaları geçmiş artık kağıdın başına... Hani hiç sevmediğimiz-kullanmadığımız siyah vardı ya, siyahı “ağa” etmişler şimdi resme... Masum mızıkçılıklar eskide kalmış, hainleri almış yerini...” ** Daha da konuşma, daha da yaralama içimi arkadaş... Gözyaşlarımdan denizler yapsam, kalan umudunuzla gemiler yapıp gelir misiniz? Siyahı-siyahları-siyahlıkları çöpe attım bu sabah... Yeni yeni yeşiller, pempeler, sarılar aldım sizin için... Hadi...!! Uzattım elimi... Gelin ne olur... Yeni yeni resimler yapalım düşlerimizle... Kelebekler,ağaçlar,evler... Ama, ama ağlamayın artık ne olur... Gözyaşıyla büyümeyelim.... Gözyaşıyla büyümesin hayallerimiz...
|
|